Güzelliği anlatılmaz bir uzun yüz üzerine elle yapılmış izlenimi bırakacak kadar düzgün bir kıvrım oluşturmuş kaşlar, altlarına da kara gözler koyun; eğildiler mi yanakların pembesine gölgeleri düşen, uzun kirpiklerle perdeleyin bu gözler; delikleri bir haz isteğiyle azıcık açılmış, ince, dik, ruhsal bir burun, dudakları süt gibi ak dişler üzerine büyük bir incelikle açılan kusursuz bir ağız çizin; cildini de hiçbir elin dokunmadığı şeftaliler üzerindeki şu kadifemsilikle renklendirin, bu sevimli başı bütünüyle elde etmiş olursunuz.
Yaratılıştan ya da başka bir yoldan dalgalı, kehribar karası saçları, alnının üzerinde iki geniş sargı biçiminde açılır, üzerlerinde her biri dört-beş frank değerinde iki elmas parlayan kulaklarının ucunu göstererek başının ardında kayboluyordu.
' Hiç kimse sizi benim sevdiğim kadar sevmedi de ondan! '
' Hadi doğrusunu söyleyin, gerçekten çok mu seviyorsunuz beni? '
' İnsan ne kadar sevebilirse, o kadar, öyle sanıyorum.'
Çocuk küçüktür, ama büyük adam onun içindedir; beyin daracıktır, ama düşünceyi içine alır; göz bir noktadan öte bir şey değildir, ama fersah fersah uzamları kucaklar.