Bir çevre sağ elimden bulanık suya düştü,
Ve boğazımı sıktı parmaklar ince, uzun. Günahkâr toprağıma saçından bir tel düştü; Sana ne olmuş Rosa? Bir derde tutulmuşsun.
……..
Sırrımı söylüyorum vefakâr balıklara:
Yalnız onlar tutacak bu dünyada yerimi.
Koyverip telli pullu saçlarını rüzgâra,
Bir çocuğun ardına düşen heykellerimi,
Peygamber çiçeğinin aydınlığında ara..
Sezai Karakoç
Her şey olduğu gibi duruyor bu hayatta.. Her şey bıraktığın gibi. Seni tanımadan, bilmeden önce nasılsa yine öyle hazin, öyle buruk.
…….
Gittin ve her şey olduğu gibi duruyor bu hayatta. Kırgın ve gücenik anneler yine çocuklarını özlüyor. Yine onların arkalarından boşluğa el sallıyorlar. Yine mahkumlar üşüyor.. Yoksullar eskisinden daha çok acı çekiyor yine.
Cezmi Ersöz
Baba bana bağırma.
Bülbülleri kaçırdın ormanlarımdan,
Kulaklarımın kapılarını havalara uçurdun.
Kapılar baba; kapılar pencereleri alıp gittiler,
Tenorlar kaçtı ses tellerinden!
Çevreye saçıldı yavru diktatörler,
Seni ne sopranolar istedi de vermedik baba.
Akgün Akova
Kim vurduya gitti aşkımız..
Faili meçhul değilse, nefs-i müdafaadır.
Ellerimizdeki kelepçenin anahtarı sende.
Kavgamızın tek seyircisi bu şehir,
Tutunduğumuz tek dal içimizdeki isyandır.
Söyle sevgilim, sen söyle;
Akan kanımızın hesabını kime soracağız?
Kim toplayacak gözyaşlarımızı?
Kim koyacak sevgiyi içimize?
Furuğ Ferruhzad