Kendimi defalarca buldum, defalarca kaybettim. En büyük hatam insanlardan cümlelerimi bitirmelerini beklemekti. Hayatımın belli bir dönemine kadar hep böyle yaptım zaten. Gözlerinin içine baktım beni bilsinler diye.
Birisi gelip, “Evet, ben seni tanıyorum” desin diye bekledim.
Sebebim yok..
Sebebim çok…
Hakan Günday
Tarihe gömüyorum acıyı ve ölümü.
Yenilgiyi zafer şarkılarına,
Çünkü sen geldin; kumrular geldi
İçim içime sığmıyor..
Umurumda mı sanki ayrılık trenleri?
Ay tutulması, rasathaneler,
Aşkın değerini düşüren darphaneler..
Başbakanın Amerika evleri
Umurumda mı sanki?
Sen geldin; çöllere yağmurlar geldi.
Bana göre değil Küba’nın çiçekleri!
Yeni bir skandal senaryosunda
Şaşkın bir İngiliz prensesinin
Yıkılan hayalleri.
Nurullah Genç
Biraz daha sokulsana, galiba ölüyorum.
İçimde ağır ağır bir çınar devriliyor,
Yoksulum.
Mutluluğum; seninle yaşamaktı..
-Karanlık bir tren, sonra ansızın kalktı.
Attila İlhan
Sular köpürmemeliydi rüveyda,
Kırılmamalıydı ıslak dalları hasret selvilerinin.
Ben zehre alışkınım, şerbete değil,
Rüyalar nefret eder avare duruşumdan.
Kabuslar çeker ancak derdimi yeryüzünde
Sen gün boyu simsiyah bir ufukla beraber,
Ben her gece bir Mehdi türküsüyle çilekeş
Yargılamak için zeval kayıtlarını,
İnkılab bekliyorum.
Nurullah Genç
Söyle, nasıl aşarım pişmanlık dağlarını?
Yeniden bir nil olup taşar mıyım çöllere?
Kim giydirir başıma tacını nihayetin,
Kim takar bileğime hürriyet künyesini?
Karada balık gibi nasıl yaşarım?
Söyle.
Nurullah Genç