melisa

melisa
Avukat
Hukuk / Uluslararası İlişkiler/Gazetecilik
107 okur puanı
Ekim 2020 tarihinde katıldı
Ölüm, yaşamın karşıtı olarak değil parçası olarak vardır.
Sayfa 38·Kitabı okudu
1000Kitap
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
20 yaşında olmak saçma geliyor bana dedi. 20 yaşında olmaya hiç hazır değilim. Bana çok garip geliyor. Sanki arkamdan birisi beni iteliyor gibi hissediyorum.
Sayfa 53·Kitabı okudu
Alıntı
Birisine yazabilmek ne harika bir şey! Düşündüğünü birine söyleme isteği duymak, masanın başına geçmek, kalemi eline almak, düşüncelerini kelimelere dökebilmek gerçekten olağanüstü.
Sayfa 116·Kitabı okudu
Alıntı
Kimseyi tanımadığım bir yerde yeni bir yaşama başlamak istiyordum.
Sayfa 37·Kitabı okudu
1000k
Bir Yanlış Kaç Hayata Bedeldi?
9/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 07 Şubat 2026 17:35
Bir hikâye düşünün. Kimin ağzından dinleseniz; öfkesine hak veriyorsunuz, kimin acısına şahit olsanız içiniz burkuluyor, kimin kırgınlığını duysanız, onu sarıp sarmalamak istiyorsunuz. Ama yine de Ethem'in yeri bir ayrı, onun kırgınlıklarını daha da bir çok sarıp sarmalamak istiyorum .Bu yüzden de kimseye tam olarak kızamıyorsunuz. Kan bağı mı can bağı mıydı insanları birbirine bağlayan? Söyleme Bilmesinler, bize aile içindeki sessizliklerin ne kadar gürültülü olabileceğini hatırlatıyor. Aile; hayatı öğrenirken sığındığımız ilk liman... Ama o limanda eksik kalan bir parça varsa —söylenmeyen bir söz, bastırılan bir öfke, görülmeyen bir çocuk, eksik sevgi, — puzzle tamamlanmıyor. Ve tamamlanmayan her şey, bir gün karşımıza çıkıyor. Bu kitapta bir kişinin sevgisizliğinin, kırgınlığının ve içinden çıkamadığı acısının, koskoca bir aileyi domino taşları gibi etkilediğini görüyorsunuz. Tek bir yanlışın kaç doğruya, kaç hayata mal olabileceğini satır aralarında okuyorsunuz. Bazen yapılanlardan çok, yapılmayanların bedeli ağır oluyor. Okşanmayan bir başın, tercih hakkı verilmeyen yaşamların... Birini çok severken, bir anda ondan bir yudum suyu bile esirgeyecek kadar nefret edebilmek… Bir yandan aynı dört duvar arasında yaşamak... Gidecek başka yerinin, başka umudunun olmaması... İnsan bunu okurken durup düşünüyor. “Nasıl bu noktaya gelindi?” diye soruyor. Cevaplar yine ailede, geçmişte, suskunluklarda saklı. Kuşaklardan kuşaklara aktarılan sancılar vardı. Sevilmeyen bir çocuğun, büyüyüp sevgiyi verebilen bir yetişkine dönüşmesi ne kadar mümkündü ? Ya da gerçekten mümkün müydü? Sevilmemiş biri sevgiyi verebilir miydi kocasına, çocuklarına? En önemlisi sevebilir miydi kendini? Aldatılmış biri, can yoldaşını affedebilir miydi? Şermin Yaşar bu sorulara net cevaplar vermiyor.
1000Kitap
Söyleme BilmesinlerŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202524,4bin okunma