Rüzgardan mamuldür hayat, geçip gider.
Lâkin fırtınanın dinmesini beklemek değildir yaşamak.
Yağmurda dans etmek, kırılan bir bileğin üstünde seksek oynayabilmektir.
Yani ki yaşamak ciddi hadisedir.
Başlayan her şey bitmekle kaimdir.
En uzun en çaresiz geceni düşün, sabah olmadı mı?
Ey adem!
Yazgının Sisifos'tan ayrı olduğunu kim söyledi sana?
Hani şu ömrü boyunca bir kayayı dik bir dağın doruğuna yuvarlamaya mahkûm edilen bahtsız.
Ne zaman doruğa ulaşsa kaya elinden kaçar ve Sisifos her şeye yeniden başlamak zorunda kalır.
Yolu yok!
Bulup buluşturacak, gerekirse borç harç denkleyeceksin.
Umut edeceksin.
Çünkü güneş yalnızca umut edebilme kabiliyeti olan insanların yüzü suyu hürmetine doğar.
Karamsar olmaya hakkın yok,
iyi olacağız,
iyi...
Çalıkuşu
bir senenin kıymetini sınıfta kalan bilir,
bir ayın kıymetini erken doğuran kadın,
bir haftanın kıymetini dergi çıkartan,
bir günün kıymetini teskere bekleyen asker,
bir saatin kıymetini sevgilisini uğurlamak üzere peronda bekleyen bilir,
bir dakikanın kıymetini uçağını kaçıran,
bir saniyenin kıymetini ölümden son anda kurtulan,
bir salisenin kıymetini gümüş madalya alan bilir'
Ali Tuncay
Sayfa 111 - İstanbul Yayınevi, 60.Baskı, Mart 2022