başlık sizi şaşırtmasın sevgili 1000 kitap okurları. kitabı tavsiye etmem derken olumsuz bir eleştiri mahiyetinde ifade etmiyorum. aksine, tavsiye etmem, okunması zaten gerekli bir içerik demek istiyorum. tavsiye ile değil, her Türk ferdinin en azından gerçekten rahatı şu an biraz da olsa yerindeyken eline alıp da ister bu yazarımızdan ister başka yazarımızdan olsun okunması gereken bir içerik olduğunun mecburiyetini bildiriyorum. kitabımız hepimizin bildiği o komutanımız osman pamukoğlu tarafından yazılmış, Türk askerinin 232 sayfaya sığdırılmaya çalışılmış o zorlu mücadelesini anlatıyor. bir müfreze, o müfrezeyi komuta eden bir yüzbaşı, beraberinde 20 asker ve hala geçit vermeyen dağlarıyla içinde her zaman asker ya da terörist değilsen gerçekten ayak basmayacağın dağlarındaki o doğu bölgesinin sertliğini yansıtmış. kitapta da ifade ediliyor ki hala bitmeyen ve ne kadar zaman geçerse geçsin benim de biteceğine inanmadığım bir vatan mücadelesinden bahsediyor. siyasi ayağı çok başka bir boyut olan, bugün yalnızca birkaç dakika bile sürmeden televizyonlarda adını duyduğumuz o şanlı askerlerimizin değerinin kimi zaman sözleşmeli kimi zaman bedelli denilerek değerinin halk gözünde dahi düşürüldüğü bir meslek artık askerlik.
inandığım tek şey var ki bu kitaptan önce de sonra da değişmeyen tek şey, bizim gerçekten bir asker millet bilincinde olmamız. tek bir çıra yetiyor , yeter ki uyumayalım!
bir kere giymeyegör o şanlı üniformayı, çıkarsan da artık üzerinde onunla dolaşıyorsun, yer zaman fark etmez ruhun asker geziyorsun!
kitaptaki bir sözle bitirelim:
ölümden korkup da sen geri durma
yiğidin alnına yazılan gelir'