Gerçeğin üstünden kalkan, sisler miydi gecenin üstüne çöken? Eksiye düşen duyguların mı bu amansız soğuğa neden olan? Yoksa diline vurulan prangalar mı yol açtı bu kahreden sessizliğe? Söylesene ne oldu? Nasıl düşer bir başına uçurumdan hislerin, nasıl tutar ellerini gururun kirli elleri? Ağladığını biliyorum ama düşünmeden de edemiyorum; o dökülen yaşlar yüreğini ıslatmıyorsa yüzünü kirletmekten başka ne işe yarıyor? İçini yakan bu ateş eritmiyorsa buzları, kulağındaki sesim hatırlatmıyorsa dünü ve hasretin zehri korkutmuyorsa gözünü, ne anlamı var o zaman? Acı çekmeye gönüllü olduk diye, acının müptelası mı olduk? Korkunun ecele faydası var mı bilmem ama gururun sevgiye faydası yok. Ne geçen zamanın, ne harcanan sevginin telafisi yok. Kıracaksan kalemimi eğer, sonunu kendi ellerinle yaz. Yaz ki; en azından mutlu kapatayım gözlerimi...
Ahmet Çabuk - Fail-i Meşhur "Aşkın Suç Mahali"