Cemal Kutay, sinemacıların nasıl uğraş verdiklerini bir yazısında şöyle anlatıyordu: "Bunlardan birinin operatörü, telefon direkleri ve ağaçlardan bile faydalanarak, hiçbir hadiseyi kaçırmak istemiyor ve havanın oldukça serin olmasına rağmen durmadan terini siliyordu. Köprünün üzerindeyken her şeyi tespit edip etmediğini sordum: "Elimden geldiği kadar," dedi ve ilave etti: "Bu sahneyi ömrümde bir defa daha görebileceğimi tahmin etmiyorum. Bunu ne yazı, ne fotoğraf hatta ne de sesli film kafi derecede ifade edemez. Istırabın böyle millet halinde oluşuna hiç rastlamamıştım. Acınız çok büyük olmasına rağmen sizin ne bahtiyar olduğunuzu söyleyebilirim: Milletinin kendisini sevdiği kadar milletini seven bir Şef'e sahip olmak az bahtiyarlık mıdır? Biz bunun hasretini ve hicranını çekiyoruz."