Mebuslar Meclisi'nde devleti parçalamak isteyen istiklalci ve muhtariyetçi unsunlar, bozuk kanlı Türk politikacılarını avuçları içine almışlardır. Rumlar Rumcu, Ermeniler Ermenici, Araplar Arapçı, Arnavutlar Arnavutçu. Yalnız Türkler Osmanlıdırlar. Türkçülüğün şöyle böyle belirdiği vakit, onun üzerine bizzat Türkler hücum eder. Şeriatçı gazeteler Türk kurtuluşunu sağlayabilecek bütün fikir cereyanları, bütün yeni tesisleri aforoz etmektedirler.
Büyüksüz millet olmaz. Nitekim küçüksüz millet de olmaz. O küçüklerdir ki kudret sahibi yaşarken onu "hep", düştükten veya öldükten sonra da onu "hiç" görürler.
Başta hanedan ve saltanatçılar olmak üzere Tanzimat muvazaacıları, bütün irtica, yeni devletin Anadolu'da Türkleşmesini cemaat menfaatlerine uygun görmeyenler, sebepli veya sebepsiz Türk'ten başka bir ırktan gelmiş olmak kompleksi içinde kıvrananlar, nihayet menfaatleri eski devlet ve müesseseler nizamına bağlı olanlar, padişahlığın kalkmasını başkentin değişmesini derin bir kaygı ve hınç ile karşıladılar.