bu yüzden korkuyorlar; beni yok etmek için bu yüzden acele ediyorlar. bıçaktan korkmazlar. onları korkutan gerçeğimdir. bu korkutucu gerçek bana büyük bir güç veriyor. beni ölümden, yaşamdan, açlıktan, çıplaklıktan ya da yılgınlıktan koruyor. beni hükümdarlarla polisin zalimliğinden koruyan da bu korkutucu gerçektir.
gerçeğe ulaşmak, artık ölümden korkmamak demektir. her ikisiyle de yüz yüze gelmek büyük bir cesaret gerektirdiğinden, ölümle gerçek birbirine benzer. gerçekler de insan öldürdüğü için ölüm gibidir. ben bir insanı öldürdüğüm zaman, onu bıçakla değil, gerçekle öldürdüm.
çünkü gerçek kolay ve yalındır. bu yalınlığın içinde vahşi bir güç yatar. yaşamın vahşi, ilkel gerçeklerine ancak yıllar süren bir savaşımın sonunda varabildim.