Sizinle tanıştığım günden beri, benim de dünyamı ve hayallerimi süsleyen erkek sizsiniz. Bu asla bir gençlik oyunu ve geçici bir heves değil. Bu benim için hayatımın en önemli meselesidir. Öyle ki, yaklaşık iki yıldır, sizinle yatıp, sizinle kalkıyorum. Ne yapayım bu elimde değil. Sakın beni basit bir kız olarak görme... Sana olan hislerim, benim için en kutsal duygulardır.
Şunu da gün geçtikçe çok iyi anlamıştım ki, Mesut'u bana çeken taraf, onun kibarlığı, yakışıklılığı ve dış görünüşü değildi. Ona hayran olduğum, aşık olduğum yönü; onun mükemmelliği, beyefendiliği ve harika kişiliğiydi.
Ya Mesut'la olmak... Ya da ömür boyu bekar kalmak... Kararım kesindi. Mesut'un aşkı beni öylesine büyüledi, öylesine etkiledi ve öylesine alev alev yaktı ki, inanın onu rüyamda görmediğim gece yoktu.
"Gerçek aşk, gerçek sevda, bunun için ölümü bile göze almak," herhalde bu olması lazımdı. Eğer Mesut'la kavuşamazsam, benim için hayat biterdi. Ben onun ahlakına ve kişiliğine aşıktım.
İçimde hızla gelişen bu sevgi selini, daha fazla frenleyemedim. Ona bir başkası gönül koymadan, Mesut'a açılmaya karar verdim. Çünkü Mesut benim dünyamı öyle doldurmuştu ki, onun dışında bir evlilik, bir mutluluk düşünemiyordum.