Ben lisedeyken de çok kitap okurdum. Bir gün olsun okula kitapsız gitmezdim. Tenefüslerde hemen çıkarıp okurdum vakit buldukça okurdum. Sınıf arkadaşlarım beni zorbalardı. “Salak, inek” ve daha bir sürü sözcük duyardım. Ben şimdi 32 yaşındayım ve hâlâ okuyorum. Bazen bu arkadaşların hikayelerinde kitap kahve paylaşımları görüyorum biraz seviniyorum ama içimde bir yer hep kızıyor onlara “Madem okumak salaklık, ineklik bu ne şimdi? Gösteriş, kabullendirme çabası ne yani? Amacınız ne ki?” Demekten kendimi alamıyorum.
Kendini insanların nefretinden koruyamadığını, bu nefretin onun kötü biri olmasından değil (o zaman daha iyi olmaya çalışırdı), utanç verici ve iğrenç bir şekilde umutsuz olmasından kaynaklandığını hissediyordu. Bunun için sırf yüreği yaralı olduğu için ona karşı acımasız davranacaklarını biliyordu. Köpeklerin yaralı, acından ciyak ciyak bağıran başka bir köpeği boğduğu gibi insanların da onu öldüreceklerini hissediyordu.