Büşra

Büşra
Politicial Science and Public Administration-MA Student
17 okur puanı
Ekim 2020 tarihinde katıldı
Puan vermedi·183 syf.··
2021 5. kitabı
Çalınan Hayatlar... Daha doğru bir isim bulunamazdı bu esere. Zira çoğunluğu kadınlardan oluşan Boko Haram tarafından kaçırılan kişilerle yapılan mülakatın sonucu burada kadın olmanın, çocuk olmanın, insan olmanın ve hatta bir hayvan olmanın zorluğunu bize anlatıyor. Esasen 2000’lerin başlarından beri faaliyet gösteren “Yusufçular” hareketi, ruhani liderleri Yusuf Mohammed’in ordu tarafından öldürülmesiyle rota değiştirir. Örgütün Boko Haram adını ne zaman aldığı sorusunun cevabı bilinmemekle birlikte önceleri cihatçı bir yapıda olmamaları dikkat çekmektedir. 2009’da Yusuf Mohammed’in ordu tarafından infazı ve Yusufçuların birçoğunun öldürürülmesinin ardından tarikatın başına Ebru Bekir Şekau geçmiştir. Bu tarihten sonra zaten az sayıda olan müritleri Ebu Bekir Şekau etrafında örgütlenmiştir. Boko Haram, Nijerya’nın kuzeyinde yani ülkenin güneyine göre açlığın, sefaletin ve toplumsal bütünleşme sorunlarının daha fazla yaşandığı bir ortamda doğmuştur. Etnik ve dini kimliklerin çeşitliliği ülkenin kırılgan yapısını beslemiştir. Yolsuzluk, rüşvet ve siyasetçilerin ülkenin kazançlarını kendilerine zimmetlemeleri ise ülkeyi daha da zayıflatan etkenler olmuştur. 1990’lara kadar askeri darbeyle yönetilmiş olan ülkenin demokrasiye geçtiği iddia edilse de esasen böyle bir şey hiç gerçekleşmemiştir. Burada yaşayan insanlar iki taraflı terörün tehdidi altındalar: Bunlardan ilki Boko Haram, diğeri ise devlet. Ordu şiddet kullanmanın dozunu kaçırıyor, rüşvet alıyor ve dilediği gibi sivil katliamı yapabiliyor. Hatta ordu içerisinde Boko Haram ile anlaşma yapanlar dahi var. Dolayısıyla küresel güçler Boko Haram’a karşı orduyu destekleyecek askeri, finansal ve lojistik desteklerden kaçınıyor. Boko Haram ise sokaklarda dehşet saçmaya devam ediyor. Örgüt, 2014 yılında ülkenin %20’sini
Araştırma-İnceleme
Çalınan HayatlarWolfgang Bauer · Kor Kitap · 201844 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·784 syf.··
2020 6. kitabı
Tocqueville’i Amerika’da Demokrasi’yi yazmaya iten başlıca sorunun şu olduğunu düşünüyorum: Amerika’da demokratik toplum neden liberaldir? Bu eserinde yazar, çağdaşlarının aksine çağdaş ve demokratik toplumun özüne bağlı bazı nitelikleri belirler, bu ortaklıklardan yola çıkarak olası siyasi rejimleri ekler. Tocqueville demokratik toplumların liberal olabileceği gibi despotik olabileceğini de söyler. Karşılaştırmalı analiz yaparak olguları ve olayları daha net anlayabilmemizi sağlar. O, Amerika’da gördüğü demokrasiye hayran kalmıştır. Ama bunun belli tarihsel koşullar içinde oluştuğunu, başka bir ülkede tarihsel şartlarına bağlı olarak başka türlü oluşacağını ifade eder. Bu durum Amerika’ya özgüdür. Tocqueville, yolculuğa başlarken “Amerika’nın nasıl bir özgünlüğü var ki; Fransa’da olmayan şeyler, orada olabilmektedir?” diyordu . Döndüğünde ise Avrupa’da demokrasi üzerine ciddi bir tartışma vardı ve eski düzen yanlıları devamlı demokrasinin yol açtığı fenalıklar üzerinde duruyorlardı. Tocqueville “demokrasinin fenalıklarını sezebiliyoruz da, neden faydalarını fark edemiyoruz” derken aslında içten içe Avrupa’nın kendi içerisinde yaşadığı bu problemi sorgulamaktaydı. Ancak Avrupa’daki bu sorunu çözmek kolay sayılmazdı çünkü Amerika’nın birkaç farklılığı demokrasinin Amerika’da daha rahat uygulanmasını sağlamıştır. Nitekim Tocqueville Amerika’ya vardığında buranın üç özel koşulu nedeniyle farklı olduğunu iddia etmiştir. Bunları şu şekilde sıralamaktadır: Amerikan toplumunun içerisinde bulunduğu özel ve rastlantısal durum, yasalar, alışkanlıklar ve gelenekler.
Siyaset
Amerika'da DemokrasiAlexis de Tocqueville · İletişim Yayınları · 202273 okunma
Puan vermedi·707 syf.··
2020 5. kitabı
Barrington Moore'un klasik çalışması, üst sınıfların ve köylülerin kapitalist demokrasi, faşizm ve komünizmin yapımındaki rolünü moderniteye giden farklı yollar olarak anlamaya çalışıyor. Bu kitap, kaçınılmaz olarak, aşağıdaki bağlamlarda çeşitli politik sonuçları belirlemede ticari tarım ve kentsel sınıfların rolünü keşfetmesine yol açmaktadır: 18. Yüzyıl İngiltere ve Fransa, ABD İç Savaşı, devrimci Çin, faşist Japonya ve sonrası sömürge Hindistan. Demokratik rejimlerin yükselişinde, topraklanmış tarım seçkinlerinin gücünün kırılmasının anahtar olduğunu buluyor. Moore'a göre, tüm modernleşen toplumlar bu üç devrim türünden birinin bir versiyonuna maruz kaldı. Moore'a göre, bir ülkenin nihai siyasi yapısı, topraklanmış aristokrasi, burjuvazi, köylülük ve proletaryanın gücü ya da zayıflığı ile şekillenir. Bu sosyal sınıflar arasındaki karşıtlıklar ve koalisyonlar, politikalarını anlamak için temel meselelerdir. Bir ülkenin tarihinin toplumdaki gücün değişimini ve değişimlerini anlamak ve açıklamak için önemini vurgular. Modernizasyon süreci, geçim tarımının ticari üretime dönüştürülmesiyle başlar. Tarımın ticarileştirilmesi süreci, “burjuva devrimi” yaşayan ülkeler arasında bile çok farklıydı. İngiltere'de köylülük, esasen giderek artan bir şekilde ticari ilkelere göre işletilen büyük tarımsal sitelerin oluşmasına yol açan “çevreleme hareketi” yoluyla yok edildi. Köylüler şehir merkezlerine göç ettiler ve İngiliz sanayileşmesinin işçileri oldular. Fransa'da köylülerin toprak aristokrasisi tarafından gittikçe artan bir fazlalığın çıkarılmasıyla ezilmesi dayanılmaz hale geldi. Köylüler isyan edip soyluların ülkesini ele geçirdiler ve böldüler. Köylülerin sahip olduğu küçük çiftliklerin baskınlığı, Fransız sanayileşmesinin İngiltere'den daha devletin egemen olduğu bir yolu
Siyaset
Diktatörlüğün ve Demokrasinin Toplumsal KökenleriBarrington Moore · İmge Kitabevi · 2003108 okunma
Puan vermedi·192 syf.··
2020 8. kitabı
Bu kitap önsöz ile birlikte 52 kısa bölümden oluşuyor. Çözüm odaklı değil, sadece sorunun bir kısmına ışık tutacak nitelikte. Sevdiğim yanı Orta Doğu’dan Çin’e Fransa’dan Peru’ya ve dünya liderleri ve partilerinden genel bilgiler içermesi. 2016-2017 yıllarında dünyada neler olup bittiğini genel hatlarıyla anlatmaya çalışıyor. 1945-1970 arası yükselişe geçen kapitalizmin çökmesi üzerine dünyadaki genel kaosu ve kapitalizmin yerini alabilecek sistemin neler içermesi gerektiğine değiniyor. Çin’in yükselmesi ve ABD’nin süper güç olma özelliğini yitirmesine sık sık değinilmiş. Küresel sol’un bir dünya sistemi yaratabilmesi için yapması gerekenlere dikkat çekilmiş. Keyifli okumalar
Siyaset
Kaos ve BelirsizlikImmanuel Wallerstein · Kopernik Kitap · 201834 okunma