“Monomitin karmaşık kahramanı sıradışı yetenekleri olan bir kişidir. Sıkça toplumu tarafından ödüllendirilir, sık sık tanınmaz ya da reddedilir. O ve/veya kendini içinde bulduğu dünya simgesel bir eksiklik duymaktadır. Peri masallarında bu belli bir altın yüzüğün yokluğu kadar hafif olabilirken, kıyamet tasavvurunda bütün dünya fiziksel ve ruhsal yaşamı yıkıma uğramış ya da uğrama noktasına gelmiş olarak gösterilebilir.”
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
“ister Doğunun engin, neredeyse okyanus büyüklüğündeki imgelerinde, ister eski Yunanların güçlü anlatılarında ya da ister Incil’in muhteşem efsanelerinde olsun, kahramanın macerası normal olarak yukarıda anlatılan çekirdek birimin kalıbını izlemektedir: dünyadan ayrılma, birtakım güç kaynaklarına dalma ve yaşam yenileyen bir dönüş. Batı’nın Musa’nın On Emir’iyle kutsanması gibi, Bütün Doğu da Gautama Buddha’nın getirdiği lütufla -onun o enfes İyi Yasa öğretisiyle- kutsanmıştır. Eski Yunanlar
ateşi, bütün insan kültürünün ilk desteğini, Prometheus’larının dünyayı aşan kahramanlığına ve Romalılarda, dünyalarını destekleyen şehirlerinin kuruluşunu, fethedilen Troia’dan ayrılıp ölülerin o tekinsiz yeraltı dünyasını ziyaretinin ardından Aineias’a bağladılar. Her yerde, hangi alanda olursa olsun (dinsel, politik ya da kişisel), gerçekten yaratıcı olan eylemler dünyadaki bir ölümün sonucu olarak sunulmuştur; ve kahramanın var olmadığı, yeniden doğmuş, yüceltilmiş ve yaratıcı güçle donatılmış biri olarak geri gelmesini sağlayan dönem konusunda da insanlık hemfikirdir. Bu yüzden, hep sergilenmiş olanı yeniden görmek için, bir dizi kahraman figürünü evrensel maceranın klasik aşamalarından geçerken izlemek yeterli olur. Bu yalnızca bizim bu imgelerin çağdaş yaşam için taşıdığı anlamı değil, insan ruhunun, yetenekleri, güçleri, değişimleri ve bilgeliği açısından birliğini anlamamızı sağlayacaktır.”
1.Dönüşün Reddedilişi
-Kahramanın macerası, ya kaynağa nüfuz etme ya da birtakım erkek ya da kadın, insan ya da hayvan kişileşmelerin yardımıyla sona erdiğinde, maceracının yaşam değiştiren ödülüyle birlikte dönmesi gerekir. Monomitin ölçütü olan tam çevrim gereği, kahraman, bilgelik tılsımlarını, Altın Post’u ya da uyuyan prensesini insanların dünyasına geri getirmelidir; bu ödüller burada topluluğun, ulusun, gezegenin ya da binlerce dünyanın yenilenmesine katkıda bulunabilecektir.179
-..dönmek yerine dünyadan bir derece daha geri çekilmeye karar verdi.181
2.Büyülü Kaçış
-Zafere ulaşan Kahraman eğer tanrı ya da tanrıçanın kutsamasını elde ederse ve toplumun yeniden yapılanması için bir iksirle birlikte dünyaya dönmekle görevlendirilirse, maceranın son aşamasında doğaüstü efendisinin tüm güçleriyle desteklenir. Diğer yandan eğer ganimeti muhafızının karşı çıkışına rağmen elde ettiyse ya da kahramanın dünyaya dönme arzusu Tanrılar ve şeytanlarca uygunsuz bulunduysa, o zaman mitolojik çevrimin son aşaması hareketli, genellikle gülünç bir takip olur. Bu kaçış, büyülü engelleme ve kurtulma mucizeleriyle karmaşıklaşabilir.181
-Büyülü kaçışın, nesnelerin kaçak adına konuştukları ve böylece takibi geciktirdikleri yaygın bir versiyonu vardır.185
-Başarısızlık mitleri bizi yaşamın tragedyasıyla etkiler, fakat başarı mitleri sadece kendi inanılmazlıklarıyla. Ve yine, eğer monomit vaat ettiğini yerine getirirse, bize gösterilecek olan insani başarısızlık ya da insanüstü başarı değil, insani başarı olacaktır. Dönüş eşiği krizinin sorunu budur.
189
3.Dışarıdan Gelen Kurtuluş
-Kahramanın doğaüstü macerasından dışarıdan yardımla geri getirilmesi gerekebilir. Yani, dünyanın gelip onu alması gerekebilir. Çünkü bir yerde olmanın derin saadeti, uyanık durumdaki benlik parçalanması
Bir kahraman olağan dünyadan çıkıp doğaüstü tuhaflıklar bölgesine doğru ilerler: burada masalsı güçlerle karşılaşılır ve kesin bir zafer kazanılır: kahraman bu gizemli maceradan benzerleri üzerinde üstünlük sağlayan bir güçle geri döner.
Amerikalı yazar ve mit bilimci Joseph Campbell,
mitleri formüle ettiği "monomit" teorisi ile tüm mitlerin
tek bir çekirdek etrafında dönen belli safhalardan oluştuğunu
savundu.