10/10
·344 syf.··
2026 16. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 04 Mayıs 2026 01:15
okuldayim ./ zar zor yazıyorum, biraz kısa olabilir kusura bakmayin. öncelikle yine kitabin konusuyla başlayayım: jude, cardan tarafından sürgün edildiği insan dünyasında yaşarken taryn'in başındaki bir belayı çözmek için onun kılığına girip gizlice periler diyarına geri döner. fakat bu sırada madoc tahtı ele geçirmek için planlar kurar ve savaş başlatmaya karar verir. cardan peri halkının yüce kral olarak onu seçeceğinden emindir, aynı zamanda madoc da kendi ordusunun(tam ne desem bilemedim ahajahd) ona sadık olduğuna emindir. cardan'ın lanetli tacı kırmasıyla asıl savaş başlar. ~~ kitap çok güzeldi. seri bence gittikçe daha da gelişti ve güzelleşti —alışma aşamamdan dolayı bana öyle gelmis de olabilir.— kitapta en çok sevdiğim şey, cardan ve jude'un mükemmel ilişkisi!! cardan her yeni kitapta daha çok gelişti bence. zalim olmasının onun suçu olmadığını biliyorum tabii, asıl zalim olan ailesi. novellayı okuyup işleri cardan'ın bakış açısından görmeye de çok heyecanlıyım. eğer serinin kitaplarını sıralıyacak olursam büyük ihtimalle böyle sıralarım; Lanetli Kral>Hiçliğin Kraliçesi>Zalim Prens aslında en çok puanı #k:296153ne verdim ama Lanetli Kralı daha çok beğendim ehe. çünkü bu son kitapta aşk daha çok ön plandaydı. bu benim cok kalbimi ısıttı yanii anlatamam çok tatlılardı. savaş falan olmasına ragmen bu kitap bana daha durgun geldi niyeyse. Lanetli Kral baya eğlenceli ve daha aksiyonluydu bence. ve ben kaos tercih ederim. ama duygusal anlamda bakarsak #k:296153ni daha çok sevdim. onun dışında, sonda niye taryn ve hayalet'in arasında bir ima vardi anlamadim. yoksa ben mi yanlis yorumladim¿ mesela niye hayaletin taryn'i izlediği detayini söylersin ki ilk enemies to lovers serimide bitirmiş oldum .P genel olarak evren hoşuma gitti, büyük ihtimalle Tithe veya Yalancı Vâris
1000Kitap
Hiçliğin KraliçesiHolly Black · Dex Kitap · 20211,427 okunma
Puan vermedi·244 syf.··
2025 11. kitabı
Selma ve Gölgesi is honestly one of the most interesting books Peyami Safa wrote under the name Server Bedi. At first it looks like a typical mystery or thriller, but once you get into it, you realize it’s not really about the events, it’s more about the characters’ inner worlds. Especially Selma. She’s both attractive and confusing, and you can never fully understand who she really is. That mystery is basically what creates the whole atmosphere of the book. Safa doesn’t use Istanbul as a simple background either. The dark streets, ruined houses, dim lights… they all blend into the mood of the story. While reading, you always feel this light tension, like there’s fog in the air. Selma’s strange, unreadable attitude only makes that feeling stronger. She’s the kind of character that makes you stop and think, “What is going on with her?” She might look like a typical femme fatale, but I don’t think Safa wrote her in a one-dimensional “dangerous woman” way. She actually feels like someone who is struggling with her own shadow, literally and metaphorically. Everything happening around her reflects how people can get pulled into their own darker sides. So the real suspense isn’t in the “mystery” parts of the plot; it’s inside the characters themselves. The writing is smooth and easy to follow. Because it was originally published as a serial in the newspaper, every part leaves a little hook that keeps you reading. Still, it isn’t just a page-turner; there’s a bit of psychological depth, a bit of gothic vibe, and a bit of that specific melancholic tone Safa always has. Overall, Selma and Her Shadow isn’t simply a “who did what” thriller. It feels more like a story about the unknown places inside people, the parts they fear, the parts they’re drawn to, and the parts they
Selma ve GölgesiPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 20233,396 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Puan vermedi
Jane Eyre. That husy air in it turned into an elegant hand, a silky dandelion, and it touched the most sensitive sides of my heart. Charlotte Brontë felt the emotions so deeply that she didn't even need to describe the meaning behind some sentences. "Yes, little one, I will carry a jewel like you in my chest so as not to lose it." The novel, on the one hand, the flawed but powerful life we are used to, on the other hand, a commitment and loyalty that we are not used to; at the same time, it engraved the language of the war of survival on the pages. Bronte's depth to the characters becomes not only an individual story, but also a stunning questioning of female identity, freedom, and love. Among the novels I have read so far, it has been one of the works that should be on the top shelves of my library that affected my mood the most. I hope you will like it when you read it and you will feel that a lifely hope has settled in your heart.
Alıntı
Jane EyreCharlotte Brontë · OUP Oxford · 201642,3bin okunma
22/11/63
10/10
·816 syf.··
Beğendi
·
2025 5. kitabı
·
37 günde okudu
·
Okunma: 06 Kasım 2025 20:58
Kitaba ilk başladığımda görmeyi beklediğim şey Epping, Kennedy ve Oswald üçgeninde geçen; polisiye elementleri de barındıran kovalamaca hikâyesiydi. Kitabın adı ve temel amaç ona yönelikti bir bakıma. Başlarda şunu sorup duruyordum kendime: "Oswald'ı durdurmak, ne zaman odağımızın merkezi haline gelecek acaba?" Zamanla fark ettim ki ilk başta ön plana çıkarılan amaç sadece bir iskeletti. Asıl olay Jake'in geçmişi keşfederken zaman yolculuğunun gerçekleriyle yüzleşmesiydi. Yani amaca giderken izlediği yoldu, geçtiği süreçti. Her bölümü ayrı bir keyif alarak okudum. Derry'nin gizemli havası epey ilgimi çekti. Jodie'nin sıcak ve dostane atmosferi Jake'in hayatına özenmeme sebep oldu. O kısımları okurken çok mutluydum. Mercedes ve Neely sokakları ise beni depresif bir havaya soktu. Sonraki kısımlar duygu cümbüşüydü zaten. Sadie ve Jake ilişkisi bana öyle bir sindi ki aralarındaki en ufak tatsızlık çıkmaması için yalvarıyordum içimden. Verdiği kararlar yüzünden Jake'e az sinirlenmişliğim yoktur. Beni duygusal olarak bu kadar etkileyen bir kitap okuduğumu hatırlamıyorum. Bence azami hızla değil, sindire sindire okunması gerekiyor bu kitabın. Yeri geldiğinde Jake'in geçtiği süreç, eksikliğini çektiği şeyler, duygusallıkla yaptığı manevralar... Bunları içtenlikle algılamak için bu kitabın okunmak bir yana, yaşanması gerektiğini düşünüyorum. Bu durumda Stephen King anlatımıyla üstüne düşeni başarıyla yapmış bence. Benim için önemli olan son bir tavsiye ile bitireyim. Kitapta bahsi geçtiği zamanlarda "In the Mood" müziğini dinlemek, bunu özellikle sonlara doğru artırmak; kitaptaki dans felsefesi ile bağınızı ciddi anlamda yoğunlaştıracaktır. Kitaptan sonra bile açıp duygulanabilirsiniz hatta.
22/11/63Stephen King · Altın Kitaplar · 20214,193 okunma
bu incelemeye güvenmeyin
10/10
·424 syf.··
Beğendi
·
2024 46. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 11 Eylül 2024 18:35
çünkü duygusal hislerimin yoğun olduğu bir anda yazdım. öf. çok boşluktayım, kahretsin. hepsini şimdiden özledim. o kadar bağlandım ki, anlatamıyorum bile. benim fantastik anlayışım şöyledir: romantik olacaksa geri planda kalsın, hatta isterse az olsun ve fantastik ögeler öne çıksın. baya en ön sıradaki onur konuğu olsun isterim. işte bu seri ondan. belki de o yüzden bu kadar bağlandık. ilk kitapta elspeth ve ravyn öne çıkarken bu kitapta ione ve elm öne çıkmıştı ve bu benim çok hoşume gitti. elm povlarını yaladım yuttum, aldım, 777 yani. ravyn'in povları da efsaneydi. kâbus'un geçmişi, orman ruhu ve o orman sahneleri... hauth ne kadar şerefsizse o kadar aşığım bu seriye. ilk kitap > ikinci kitap bu arada ikileme olması seriyi daha da sevmeme neden oldu. yazar ilk kitapları olmasına rağmen işini biliyor. iki kitapta düzgünce yazmış hikayesini ve uzatmamış, iyi son vermiş. ikilemeler üçlemelerden hatta sekizlemelerden bin kat iyi. kalitesi yüksekken bitirmek daha kârlı bence. kitana 10/10 verdim. başka bir şey veremezdim. okumadan önce de onu verecektim zaten. bok gibi olsa da karakterler için verirdim. aralarındaki bağ, hepsinin kişiliği, birbirlerine olan korumacı tavırları, erkek karakterlerin düşünceli tavırları... öleceğim. elspeth geri planda kalmıştı maalesef ama asıl olay elspeth değildi (üzülsn herhangi bir emoji) kitabın başından beri asıl olay kartların birleşmesi, sisin kalkmasıydı ve o yüzden ikinci kitapta bir sürü pov vardı. ben çok da takılmadım ama elspeth'i özledim. ravyn... bu nasıl bir adam. fedakar, cesur, kendini bilen ama götü kalkık olmayan, asosyal (aynı ben) ve CENTİLMEN BİR AŞIK. ravyn... beni kaçır. (beni ağlattı bu arada kitabın ortasında) elm. RENELM ROWAN BİR MARKADIR. çok ciddiyim. birinci kitaptan beri aşığım ona ve ikinci
İki Çarpık TaçRachel Gillig · Olimpos Yayınları · 20241,321 okunma
Acı çekmek bir tercih meselesidir
9/10
·176 syf.··
2023 165. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 21 Ekim 2023 01:13
Hayatta her birimiz bir şeyleri başarmak için mücadele içindeyiz. Ya buna katlanır devam edersin ya da pes edersin. Yazarın da söylediği gibi 𝐚𝐜𝛊 𝐜̧𝐞𝐤𝐦𝐞𝐤 𝐛𝐢𝐫 𝐭𝐞𝐫𝐜𝐢𝐡 𝐦𝐞𝐬𝐞𝐥𝐞𝐬𝐢𝐝𝐢𝐫. 1980'lerden bu yana egzersiz sloganı olarak kullanılan "ℕ𝕠 𝕡𝕒𝕚𝕟, 𝕟𝕠 𝕘𝕒𝕚𝕟." mottosunu sadece egzersizde değil aynı zamanda hayatta başarıyı yakalamak istiyorsanız her konuda bunu uygulayabilirsiniz. Kendinizi zorlamadan acıyı, mücadeleyi seçmeden bir şey elde edemezsiniz. Hedeflerinizi ciddiye alıp çok profesyonel yaklaşmanız gerekmektedir. İşte bu noktada yazarın tam olarak yaptığı budur. Tek farkı severek yapmasıdır. Sevmediğiniz, keyif almadığınız bir şeyi rutininize uzun süre dahil edemezsiniz. Yazar koşmaya başlamadan önce üniversiteden sonra caz bar tarzı bir yer işletmeye başlar. Sabahtan gece yarılarına kadar çalışıyor bir de üstüne o yorgunlukla yılmadan1-1.5 saat yazma eylemini sürdürmeye çalışıyordu. Ama eserlerinde tam odaklı bir yazma olmadığı kanısındaydı. Tam bu noktada yazarlığı profesyonel boyuta taşımak için barı tüm haklarıyla devretmeyi düşündü ve uyguladı. Çünkü onun karakterinde tek işe odaklanıp sınırlarını zorlamak vardır. Bu yüzden kırsal bir alana taşındı. Normalde bar işletirken geç saatlerde uyanıp yatma alışkanlığı kazandığı yaşam döngüsünü kökten değiştirip eşinin de bunu desteklemesiyle her gün 22.00'dan önce uyuma ve 05.00'ten önce uyanma rutinini hayatına ekler ve bunun sonucunda gece hayatı bitse de insan ilişkilerinde gerileme yaşasa da bundan memnundur çünkü insanın zamanını düzenleyip neye odaklanacağını seçmesi insanın bir şeyleri başarabilmesi için bir hayat koşuludur. Zaman bize verilmiş sınırlı ve geri dönüşü olmayan bir hediyedir. Kullanmazsan geçip gider ve tekrar eline alman mümkün değildir. Yazar bu rutini hayatına koymasıyla zamanı daha verimli
Kişisel gelişim - Edebiyat
Koşmasaydım YazamazdımHaruki Murakami · Doğan Kitap · 20183,668 okunma