Bir Nehir Gibi
Merhaba arkadaşlar bugün yazar Shelley Read kaleminden Bir Nehir Gibi eserle karşınızdayım. Var olma ve hayatla mücadele eden bir genç kadının hikayesini okuyoruz. Aşk, ayrılık, ölüm gibi duyguları barındırıyor, hüzünlü bir eser. Aşk insanın hayatını ne derece değiştirebilir sorusunun cevabı olmuş resmen. Irkçılığın bir kez daha nasıl kötü bir kavram olduğunu okuyoruz. Eser bizleri aynı zamanda geçmişe 1948 ve 1971 li yıllara götürüyor. İnsanların çiftçilik yaparak nasıl geçirdiklerini , doğanın, ağaçların, nehirlerin güzelliği anlatılırken adete o dönemlere götürüyor bizi.
Torie daha on iki yaşındayken annesini kaybetmesiyle başlıyor zorlu hayatı. O küçük yaşta annesinin görevi onun omuzlarına yükleniyor. Ev, bahçe, yemek gibi bir çok işler artık onun görevi. Babası hiç konuşmayan sert sevgisiz biri. Kardeşi Seth ise yaramaz söz dinlemeyen kötü biri. Bir de savaşta yaralanan enişteleri var. Bir gün Torie ve kızılderili Wilson Moon'la yolları kesişir. İki genç birbirine aşık olurlar. Zamanla gizli gizli buluşurlar. Wilson hiç ailesinden söz etmez hep bir sır gibi saklar. Kızılderili olduğu için kasabalı onu istemez. Seth ondan nefret eder hatta öldürmek bile ister. Aynı zamanda Torie'nin babası da nefret eder sırf farklı bir ırktan olduğu için.Kasabalı zamanla hırsızlık gibi bir çok suçlamayla Wilson'u yakalamak ve kasabadan göndermek ister.
Aşk karşındakinin ne kültürüne nede hangi ırktan geldiğine bakar. Torie ailesinden görmediği hiç tatmadığı sevgiyi Wilson da görür. Bu aşk Torie'nin kadın olmasını, bambaşka biri olmasını ve hayatının bütünüyle değişmesini sağlıyor. Wilson artık yoktur Torie'nin hayatında ve Torie artık bambaşka biri olarak evi terk eder. Artık o Victoria'dır. Victoria ormanda tek başına hayatla mücadele eder. Açlık, yokluk,