Ebû Musa’dan (ra) rivayet edilen bir hadiste Allah Resûlü (sas), "Kalbe kalp denilmesinin sebebi, onun çok değişken olmasındandır. Kalbin misali çöldeki bir ağacın üzerinde asılı kalan kuş tüyünün misali gibidir. Rüzgâr onu bir oraya bir buraya savurur." buyurmaktadır."
'İmanın olmadığı bir hayat kurak ve sığ kalırdı. Akıl kabul etmezdi ki tesadüf rüzgârı essin ve şu muntâzam kâinatı ağlar bir hâlde göremeye mâhkumdu. Yıldızları, Güneş'i ,Ay'ı.. Hatta kâniatta gördüğü her bir zerreyi yaratıcı kabul etmek zorundaydı. Oysa tüm fizik kanunları bunu şiddetle reddederdi. Bir işe,birden fazla müdahale karışıklık meydana getirirdi. Duymuyordu yine de insanoğlu. Kulağı sağır, kalbi taştandı bu sözlere. Hayat, ilim, irade, kuvvet ve kudret sahibi bir yaratıcının varlığını kabul etmek ve emrine itaat etmek varken, kâinattaki her, zerreyi yaratıcı kabul etmek ahmaklığına düşüyordu insan.'