Simone de Beauvoir varoluşçu bir cinsiyet analizi geliştirmeyi denemiştir. Sartre insanın mutlak bir doğaya sahip olmadığını vurgulamıştı ya... Ne olduğumuzu kendimiz belirliyoruz demişti.
— Sartre yaşamın kendi kendine bir anlam taşımadığını öne sürer, ama bunun böyle olmasından hoşnut olduğu söylenemez. Yani nihilist değildir.
- O ne demek?
— Hiçbir şeyin anlam taşımadığını ve insanın her istediğini yapabileceğini savunan bir görüştür Nihilizm. Sartre ise yaşamın bir anlamı olması gerektiğine inanır. Bu bir buyruktur onun için. Ama bu anlamı kendi yaşamımızda kendimiz oluşturmak zorundayız. Var olmak demek, kendi varoluşunu yaratmak demektir.
— Jean-Paul Sartre de cafe'lere gitmeyi çok severdi. Hayat arkadaşı Simone de Beauvoir'la da böyle bir yerde tanıştı. O da varoluşçu bir filozoftu.
- Nihayet kadın bir filozof!
— Evet.
- İnsanlığın sonunda uygarlaşmaya başlamasına sevindim doğrusu.
Freud bir bakıma bütün insanların sanatçı olduğunu ispat etmiş sayılır. Rüyalar birer küçük sanat eseridir ve her gece yeni rüyalar görürüz. Hastalarının rüyalarını yorumlayabilmek için Freud'un yığınla simgeyi ele alması gerekiyordu —bir resmi ya da edebî bir metni anlamaya çalışırken yaptığımız gibi.
Sürrealizm Fransızca'da 'Gerçeküstücülük' anlamına gelen bir sözcüktür. 1924'te André Breton 'Gerçeküstücü Manifesto'yu yayımladı. Sanatın bilinçdışı tarafından yaratılması gerektiğini savunur bu metinde; çünkü ancak bu şekilde sanatçı düşlediği görüntüleri özgür bir ilhamla ortaya koyabilir ve rüyayla gerçek arasındaki farkın aşıldığı 'gerçeküstü'ne yönelebilir. Bilincin uyguladığı sansürü kırarak sözcüklerin ve görüntülerin serbestçe akmasını sağlamak sanatçı için de önemli olabilecek bir şeydir.