Sözcükler nasıl bilebileceğimi anlatan şeyler. Bu kadar uzun yaşamam ondan. Benim adım Otto. Tersten de yüzden de aynı. Hiç bitmiyor, hep yeniden başlıyor. Onun için de iki kat uzun yaşıyorum. Herkesten iki kat uzun. Sen de öyle, küçük hanımım. Senin adın da benim gibi. An-na. Tersten de yüzden de aynı. Tıpkı benim Otto gibi. Yeniden doğman da bundan.
Sabahın sükûnetinde yükselen kudretli sular, sevecen bir dost gibi akışkan, derin ve kendinden emindi. Nehir boyunca evlerden uzakta yürüdükten sonra, o sıcaklık ve ışığın altında bir bankın üzerinde uyuyakaldı. Uyanıp ayaklanınca oralarda biraz daha oyalanarak ta ki nehrin akıntısına kapılıp denize sürüklenene kadar amaçsızca dönüp duran bir anaforu seyretti. “Tıpkı bana benziyor!” diye geçirdi içinden.
“Ben diriliş ve yaşamım,” diyordu Tanrı, “her kim ki bana iman eder, ölmüş olsa bile yaşar; yaşayanlar ve bana iman edenler asla ölmezler.”
Giyotin bıçağının hüküm sürdüğü şehirde gecenin bir vakti tek başına dolaşırken, o gün ölüme giden altmış üç kişinin ve hapishanede ertesi gün, ondan sonraki gün ve daha sonraki günlerde ulaşacakları kaçınılmaz sonlarını bekleyen kurbanların acısı çökmüştü yüreğine; bir çağrışımlar zinciri, eski bir gemiye ait derinlerdeki paslı bir çapayı su yüzüne çıkarır gibi getirmişti bu kelimeleri aklına. Özellikle hatırlamaya çalışmamıştı aslında fakat yolda yürürken sürekli bu kelimeleri tekrar ederken bulmuştu kendini.