Hepimiz toz zerresinden bile küçük olan tek bir hücreden var olduk. Daha bile küçük... Böl. Çarp. Topla ve çıkart. Madde el değiştirir, atomlar içe ve dışa doğru akar, moleküller bir eksen üzerinde döner, proteinler birbirine yapışır, mitokondriler oksidatif emirlerini gönderir: Ve bizler mikroskobik ve elektriksel bir yığın olarak bu işe başlarız. Akciğerler beyin kalp. Kırk hafta sonra altı trilyon hücrelik bir varlık olarak annemizin doğum kanalının mengenesinde sıkışarak feryat ederiz. Sonra da, dünya üstümüze üstümüze gelmeye başlar.
Ama Tanrı sadece soğuk ve beyaz bir gözdü... Şehir yavaş yavaş un ufak olurken, dumanların üzerinde göz kırpar gibi yanıp sönen, yanıp sönen ve hareketsiz duran bir yarım aydı...
Bütün hayatım boyunca, Marie-Laure, anahtarları taşıyan ben olmuştum. Şimdi ise sabahları bizi almaya geldikleri vakit onların şıngırtısını duyuyor ve elimi hemen cebime atıyorum, ama cebim bomboş...