21 yıl kadını bekleyen bir adam. Nasıl bilebilirdi ki sultanı onu ansızın bir gün arayacak ve akşam yemeğine davet edecek. Nasıl bilebilirdi akşam yemeğine gittiğinde boynunda, ucunda Fatih’in turasının olduğu mektup açacağıyla onu ölü bulacağını. Şahane bir aşk için harcadığı yıllar bir anda kendini acaba ben mi öldürdüm sorgulusu... Fatih baba katili miydi yoksa kurban mıydı? 60-70 li sayfalar bir sıksa da insanı sonuna kadar her sayfası önemli olan bir kitap. Bir adamın saygı duyulası, hayran olunası aşkı ve İstanbul’un Fethi’nin böyle güzel işlenmesi.
Sevmek mi? Ona tapıyordum. O günlümün kederi, sevinci, ruhumun gıdasıydı. Hayatımın anlamı, soluk almamın nedeniydi. O benim delice tutkum, hiçbir zaman iyileşmeyecek yaramdı. Tatlı tatlı sızlayan, yeryüzünün en güzel yarası...