bu gözlere bakarak, bu eriyip gitmiş ellere dokunarak seni affetmek öyle zor ki! beni öp bir kere daha be gözlerine bakmama izin verme! bana yaptıkların için seni affediyorum. katilime aşığım ben! ama kendine yaptıklarını nasıl affederim? nasıl yaparım öyle bir şeyi?
ne sefalet, ne horlama, ne ölüm, ne de tanrının ya da şeytanın üzerimize yağdırabileceği herhangi bir felaket bizi ayıramayacakken, sen, kendi isteğinle bizi birbirimizden ayırdın!
bana ne kadar acımasız olabileceğini öğrettin sen... neden beni hor gördün? neden kendi yüreğine ihanet ettin? seni rahatlatacak tek bir kelime bile söylemiyorum. sen bunu hak ettin. sen kendi kendini öldürdün! evet, şimdi dilediğin gibi beni öpebilir ve ağlayabilirsin! benden istediğin kadar öpücük alabilir, gözyaşlarımın akmasına neden olabilirsin; ana bütün bunlar seni yakacak ve lanetleyecek! sen beni seviyordun ; o zaman beni terk etmeye ne hakkın vardı?