Mai

Mai
@mornineska
La luz de la vida
8/10
·504 syf.··
Beğendi
·
2023 6. kitabı
Uzun zamandır kendimi bu kadar kaptırarak okuduğum bir roman olmamıştı. Aslında bir distopya kurgusu olsa da, yaşadığımız çevre ve maruz kaldığımız ortam koşullarının benzerliği ile daha da benzemesi ihtimali gerçek anlamda tüylerimi diken diken etti. Belki de bu yüzden, iyi bir son umuduyla, bir an önce okuyup bitirmek istediğim bir kitap oldu. Okuduğum bazı cümleler öylesine gerçek hayattan ki. Mesela Lydia teyze önceki ülkesini anlatırken "Benim o yok olmuş ülkemde, her şey yıllardır baş aşağı gidiyor. Seller, yangınlar, fırtınalar, kasırgalar, kuraklıklar, susuzluklar, depremler. Bazılarından fazlasıyla var, bazılarından hiç yok. ... Dibe vuran ekonomik sistemi, işsizliği, düşen doğum oranlarını neden kimse sorgulamadı?" diyor. Ne kadar tanıdık değil mi? Hayattan keyif almak ve belki de gündemden kaçmak için okunan bir roman için fazlasıyla ürpetici, en azından benim açımdan. Ama kim bilir sevgili okur, belki de ben fazla hassasiyet gösteriyorumdur. Fakat okumanızı kesinlikle tavsiye ederim, özellikle oy kullanmadan önce.
AhitlerMargaret Atwood · Doğan Kitap · 20201,325 okunma
Reklam
9/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2021 9. kitabı
Bir Düş İçin Ağıt hakkında söyleyebileceğim en net şey hayat gibi bir kitap olduğu. Beklentiler, çöküşler, ani mutluluklar ve hayaller ve ardından gelen daha büyük hayal kırıklıkları ve yıkılışlar. Ve kim söyleyebilir ki hayatlarımızın bundan daha fazlası olduğunu? Ilk bakışta bağımlılıkları olan birkaç insandan bahseden bir roman gibi görünse de sizi size öylesine anlatıyor ki okumaya ara vermek için kendinizi zorlamanız gerekebiliyor. Bu denli uçlarda yaşanan bir hikayede kendinize pay çıkarabilmek dehşet verici olduğu kadar keyifli de. Anlıyoruz ki her ne yaşarsak yaşayalım, her kimle yaşarsak yaşayalım az çok aynı yollardan aynı şekilde geçiyoruz ve yollar çoğunlukla bizim beklediğimiz yerlere çıkmıyor? Acaba? Güzel yollarınız olsun!
Bir Düş İçin AğıtHubert Selby Jr. · Ayrıntı Yayınları · 2020389 okunma
8/10
·712 syf.··
Beğendi
·
2020 46. kitabı
Çocukluğu ya da ergenliği iki binli yılların ilk on senesine denk gelmiş birçok insanın bu kitabı uzun zamandır beklediğine oldukça eminim. Tahmin edilebilir olduğu üzere ben de o grubun bir parçasıyım. Ve sonunda bu kitabı okuyabildiğim için çok mutluyum. Tabii ki okuması kolay, hızlı ilerleyen bir anlatımı var. Hikayeye de zaten aşinayız. Okurken ara ara "Allahım ben şu an ne okuyorum, neden yapıyorum bunu?" diye düşünsem de çok keyif aldığımı itiraf etmek gerekir. Hadi durmayın, yargılayın beni. :) Bu kitabı okumak isteyip toplum baskısından çekinen tüm kardeşlerime seslenmek istiyorum. Okuyun gitsin ayol kime ne!
Gece Yarısı GüneşiStephenie Meyer · Epsilon Yayınları · 20202,665 okunma
8/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2020 44. kitabı
Grange her zamanki gibi seyir zevki yüksek bir kitapla karşımızda. Evet seyir zevki çünkü neredeyse her bir satırı gözlerinizin önünde canlandırabiliyorsunuz. Sürükleyici, okurken zamanın nasıl geçtiğini anlamadığım, akıp giden ve alıp götüren etkileyici bir anlatım. Ya da ben Jean-Christophe Grangé'ı okumayı çok seviyorum.
Son AvJean-Christophe Grangé · Doğan Kitap · 20204,197 okunma
4/10
·104 syf.··
2020 31. kitabı
Destek Yayınları Felsefe Seti'nden okuduğum ikinci kitap. Bu kitabımızın, daha önce okuduğum "var mısın ki yok olmaktan korkuyorsun?" isimli kitaptan daha ilgi çekici olduğu aşikar. Yazar kendi düşünceleri yerine Hallac-ı Mansur'un hayatına ve düşüncelerine ağırlık vermiş, ki bu da beklentimi az da olsa karşıladı. İçeriğin daha derin, üslubun daha ağır olmasını beklemiştim. Bu açılardan hayal kırıklığına uğradım diyebilirim. Ayrıca kimi yerlerde kullanılan cümlelerde, anlam bakımından sıkıntı oluşturacak şekilde, kelimeler rastgele dizilmiş gibiydi ya da ben olaya vakıf olamadım. (Bknz. Syf 93) Kitapta sıkça bitmiş cümlelerin sonuna üç nokta konulduğunu görebiliyoruz. Bu yapay bir anlam derinliği katılmaya çalışılmış hissi uyandırabiliyor. Kimi cümlelerde ise virgül kullanılmaması, okuma esnasında karmaşaya yol açabiliyor. Içerik açısından bakacak olursam, belki Hallac-ı Mansur ile ilk defa tanışacaklar için uygun olabilir. Fakat ben Hallac-ı Mansur'un felsefesinin, kısıtlı da olsa, daha derinlemesine incelenmesini ummuştum. Yine de okunmaya değer diyebilirim.
Cehennem Acı Çektiğimiz Yer Değil Acı Çektiğimizi Kimsenin Bilmediği YerdirHallac-ı Mansur · Destek Yayınları · 20254,043 okunma
Reklam