Hepimiz öleceğiz ve evren hiç umursamadan var olmaya devam edecek. Sahip olduğumuz tek şey, rüzgara karşı o bağırış. Nasıl yaşadığımız, nasıl öldüğümüz. Ve düşmeden önce nasıl durduğumuz.
Yasaların gereğince uygulanamadığı ya da geleneklerin yok olmaya yüz tutmaya başladığı durumlarda, grup personası tarafından denetim altında tutulmakta olan gölge özgürlüğünü ilan ederek başıboş bir biçimde dilediğince davranmaya başlar. ... böyle bir olguyu ülkemizde bir süredir hep birlikte yaşamakta olduğumuzu söylemek yanlış olmaz sanırım.
İnsanlar, dostları, eşleri, sevgilileri, akrabaları olduğu için yalnız olmadıklarına inanıyorlar ama yine de kendileriyle baş başa kaldıkları anlarda çok daha derinlerde yaşanan soyutlanmışlıklarıyla zaman zaman yüzleşmek zorundalar.