Kurtarıcının sadeliğe olan sevgisi, hayvanları seçişinde de kendini gösterir. Yeryüzünde yaşayan bu kadar hayvan türü arasında, özellikle tabiatları tilkinin inceliğinden en uzak olanları tercih etmiştir. O ki, en yırtıcı aslana, hiç korkmadan, böğrüne vura vura binebilirdi. Kudüs'e tantana ile girişinde kendini taşımak onurunu bir eşeğe verdi. Kutsal ruh, yeryüzüne bir kartal yahut çaylak şeklinde inmiştir. Kutsal kitapta, birçok yerinde geyikleri, tayları, kuzuları saygı ile anar. Zaten Mesih, sonsuz hayata kavuşturacağı insanlara koyun adını veriyor. Halbuki koyun hayvanların en aptalıdır. Aristoteles'e inanmak yerindeyse, bu ad, Greklerde bir hakaretti ve alay olsun diye kalın kafalılara, ahmaklara, koyun kafalı derlerdi. Bununla beraber İsa kendine, bu koyun sürüsünün çobanıyım, diyor. Hatta bununla da kalmıyor, kendine kuzu adının verilmesinden hoşlanıyor. Bu unvanladır ki Aziz John onu halka şu sözlerle bildiriyor: Ecce agnus Dei, İşte Tanrı'nın kuzusu. Apokalypsis de ilahi kurtarıcıyı bu hayvanın şeklinde gösteriyor.