Çünkü insan, toplumsal konumunun sağladığı fırsatlara ve olanaklara değil de, bunların karşılığında, geçerli ahlak kurallarına uymak, kendi isteklerini dizginlemek ve ağır çalışma koşullarına katlanmak biçiminde ödemek zorunda bulunduğu bedele başkaldırır. Devrimcilerin çoğu genellikle disipline, ağır işe düşmandır. Bir de öyleleri var ki, onların adalet anlayışına göre, istenen bedel insafsız derecede yüksek, iğrenç, bunaltıcı, küçültücü, ezici, acımasız, çekilmez bir bedeldir. Bunlar aşırı uçtaki insanlardır. Onların dışında kalanların topluma başkaldırma nedeni ise, alçak ya da yüce, tüm yanılgıların anası, şairlerin, reformcuların, sahtekarların, dava adamlarının ve kundakçıların sadık can yoldaşı olan kendini beğenmişliktir.