Rumeysa Dönmez

Rumeysa Dönmez
@morperest
Niye mi kitap okuyorum? Kendi bildiğimi okumamak için.
English Teacher
ELL
Antalya
249 okur puanı
Haziran 2018 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Kargaşa devri gelip çatınca kimse onun seyrini durduramaz, kimse ondan kaçamaz, ama bazıları onu kullanmayı becerir. Bu dünyanın yırtıcılığını, şiddetini Hasan Sabbah'dan daha iyi evcilleştirecek birisi çıkmadı. Alamut'ta çekildiği inde kendine küçücük bir huzur alanı yaratabilmek için dört bir yana korku saçtı.
Reklam
Puan vermedi·172 syf.··
2023 2. kitabı
·
38 günde okudu
·
Okunma: 19 Ocak 2023 15:12
İnsanları hayvanlardan ayıran en temel özellik nedir? Kendi seçimlerini yapmaya yarayan iradeleri ve düşünebilmeleri... Peki bu temel iki özellik insanın elinden alınırsa geriye ne kalır? Hayvan karnını doyurmak için öldürür, hayatta kalmak için savaşır. Düşünemezler, bu yüzden yaptıklarından sorumlu değildirler. Peki ya insan? O neden savaşır? Masumları neden öldürür? İyiyi kötüden ayırmak için gereken akla ve iyi olanı seçebilecek iradeye sahip olmasına rağmen neden kötüyü seçer? İşte Anthony Burgess; 1962'de kaleme aldığı ve 1971 yılında beyaz perdeye aktarılan, yayınlandığı günden bu yana kült roman özelliğini yitirmeyen bu eserinde, baş karakter Alex aracılığıyla tüm bu sorulara yanıt aramış. Başta yazarın üslubu, fazla argo kelimeye yer vermesi ve anlatım şekli beni kitaptan biraz uzaklaştırsa da bir yerden sonra güzel ilerledi. Alex'e iyiliği öğütleyen insanların "iyilik" adı altında yaptıklarını, Alex'in toplumla, toplumun Alex'le savaşını okurken sık sık taraf değiştireceksiniz. Otomatikleşen bir dünyada hepimizin hür iradesiyle iyiyi, güzeli seçebilmesi dileğimle.... Keyifli okumalar.
Otomatik PortakalAnthony Burgess · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2009113,1bin okunma

Rumeysa Dönmez

, bir kitap okudu
Puan vermedi·172 syf.··
38 günde okudu
·
2023 2. kitabı
Anthony Burgess
7.5/10 · 113,1bin okunma
Evet, gençlik, gençliğini yapacaktır. Ama gençlik, hayvanlar gibi davranmaktır. Hayır, tam olarak hayvanlar gibi değil de, daha çok şu küçük oyuncaklar gibi davranmaktır. Hani sokaklarda satarlar ya, içinde mekanizması, dışında da anahtarı olan küçük teneke adamlar vardır, anahtarını grr grr grr kurarsın, bırakırsın yürür gider ya kardeşlerim. Ama düz çizgide gider ve tabii bir şeylere toslar, düz gider tos tos toslar, yaptığından vazgeçemez. İşte genç olmak, bu küçük makineler gibi olmaktır.
Belki diyordum, belki de önderlik ettiğim hayat için artık fazla yaşlıydım, kardeşlerim. On sekizimi yeni bitirmiştim. On sekiz, az bir yaş değildir. Wolfgang Amadeus, on sekizinde konçertolar, senfoniler, operalar, oratoryolar ve daha bir sürü bok püsür, hayır hayır, bok püsür filan değil, ilahi müzikler yazmıştı. Sonra Yaz Gecesi Rüyası uvertürüyle Felix M. vardı. Başkaları da vardı. Bizim Benjy Britt'in esin aldığı o Fransız şair on beşine vardığında en güzel şiirlerini yazmıştı, kardeşlerim. Adı Arthur idi. Demek ki on sekiz o kadar da genç bir yaş sayılmazdı. Peki ben ne yapacaktım?
Reklam