Kalabalıkların içinde sürüklenmek kolaydır.
The Matrix filminde unutamadığım bir sahne vardır. Neo, Morpheus’a döner ve sorar: “Gözlerim neden acıyor?” Morpheus sakin bir şekilde cevap verir: “Çünkü onları daha önce hiç kullanmadın.” İşte gerçek özgürlük tam olarak budur. İlk başta acıtır. Çünkü gerçek şu: Hepimiz dürtülerimizin bizi acıtacağı yere kadar özgürüz. İnsanlar çoğu zaman özgür olmak istediklerini söyler… Ama gerçekte özgürlüğün bedelini ödemek istemezler. Çünkü özgürlük demek, sorumluluk demektir. Kalabalıkların içinde sürüklenmek kolaydır. Sistemlerin çizdiği yolda yürümek kolaydır. Ama o çizginin dışına çıkmak… Yalnız kalmayı göze almak… İşte orası zordur. Peki soruyorum size: En sancılı zamanlarda kaç kişi sabırla bekleyebilir? Kaç kişi inatla rasyonel verilere bağlı kalabilir? Kaç kişi aldığı kararın sorumluluğunu üstlenebilir? Şikâyet etmeden…
Alıntı
Mayıs 2018 Etkinliği : Hikaye 7
Yazar: Mithril / Nobody Hikaye Adı : Kayıp Rüyalar Link: #29379649 Insanoglu dunyaya hukmettigi binlerce yillik surede pek cok basariya imza atti. Once bitkileri toplayarak beslendi, ardindan tasi yontarak silahlar gelistirdi ve hayvanlari avlamayi ogrendi. Zamanla hayvanlarin derisinden kendisine ortu yapabilecegini kesfetti ve modayi yaratti.Magara duvarlarina sekiller cizdi ve resmi yaratti. Ardindan gruplar halinde gezmekten yorulup sehirler kurmaya basladi. Tastan, gok kubbeye erisen devasa eserler yapti. Yaziyi kesfetti. siirler, efsaneler yazdi. Sarki soylemeyi ogrendi, muzik aletleri yapip, sarkilar yazdi. Tasa sekil verdi, heykeller yapti. Boyalari kullanmayi ogrendi, birbirinden guzel tablolar olusturdu. Sonraysa kitaplar yazdi, dusuncelerini hayallerini aktardilarr birbirlerine, nesiller boyu... Ve sonra arabalar, ucaklar, uzay araclari yaptil, yeni canlilar gelistirdi, hastaliklari cozdu. Ve hepsini buyuk bir bencillikle yalnizca kendilerinin yaptigini sandilar. Halbuki, insanoglu atesi kesfettiginde de, Da Vinci Mona Lisa’yi resmederken de, Dante Ilahi Komedya’yi yazarken de, Michelangelo Davut heykelini yaparken de ya da Bethoven 9. Senfonisini olustururken veya Neil Armstrong Ay’daki o meshur adimini atarken de insanoglu yalniz degildi. Her an yanimizda, bize hayaller fisildayan ilham perilerimiz vardi. Ve insanoglu tum bu basarisini onlarin varligina borcluydu. Ancak bir gun durum degismeye basladi. Nedendir bilinmez, periler birer birer dunyamizdan kaybolmaya basladi. Elbette insanlar basta bunu farketmediler. Onceleri, yazarlar hissettiler bir seylerin kayboldugunu, kitaplar yarim kalmaya basladi ya da donemin en iyi yazarlari bile cok kotu kitaplar yazdilar bir sure, sonra kotu eserler bile tukendi. Ardindan
Etkinlik