Bir katliamın unutulması da katliam türünden bir şeydir. Çünkü bir katliamı unutmak insanın bir belleği olduğunu, bir tarihle bir toplumun varlığını unutmak demektir.
Sistemle, sisteme en ters düşen alternatifi dışbükey bir aynanın iki ucunda birleşip, yekvücut olmuş gibidirler. Bundan böyle, sağdan sola tersine çevrilebilen, sağın, solu bir mıknatıs gibi kendine doğru çektiği, kısır ve döngüsel bir politikanın saptırılmış eğik perspektifi alanı içine girmiş bulunuyoruz.
Güç ilişkilerinin temelinde yatan şey, güç ilişkilerine benzememeye çalışarak gücünün tamamını bu gizlilikten almaktır. Bu açıklamaya dayanarak, ahlaksız ve vicdansız bir kapitalin, ancak ahlaki bir ütopyanın ardına gizlenerek var olabileceği düşünülebilir.