İçimizden biri düşünmekten ziyade inanmayı tercih ettiğinde, artık yaşamla ilgili düşünemez hale gelir; her daim bir hataya inanılır. O hata dönüp durur ve elden ele geçerek yıkımımıza neden olur.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Marcus Aurelius stoa felsefesinin en önemli temsilcilerinden biri. İçerisinde yaşadığımız doğa ile insan doğasının benzerliğini ve insanın bu doğaya karşı geldikçe mutsuzlaştığını çok tesirli sözlerle vurguluyor kitapta. Yaşamın geçiciliği, toplum yararına olmayan eylemlerin gereksizliği gibi konular da kitapta geniş yer tutuyor. O günün toplumu nasıldı bilemeyiz, ancak aşırı toplumcu düşünceleri, bugün için pek de gerçekçi değil. Öğretileri ve anlatılarının bir kısmı, tasavvuf ve sufizm öğretileri ile benzer. Zaman zaman insana kendini ve eylemlerini sorgulatan, sonra da huzura erişmek için doğru yolu gösteren bu kitabı, birazcık erdem barındıran herkese tavsiye ediyorum.
Kitabın çevirisi da çok güzel yapılmış. Hiç yormadan, tökezlemeden akıp gidiyor satırlar.
Ancak yazara dair şöyle de bir dipnot düşmeden edemeyeceğim. Kendisi "filozof imparator" olarak anılırken ve erdemden, toplumsal faydadan söz ederken, aynı zamanda tek Tanrı'ya inananlara karşı yürütülen yıldırma ve işkencenin doruğa ulaştığı birkaç imparatordan biri. Putperestliğin son derece yaygın olduğu bu çağda, İsa peygamberin getirmiş olduğu dine inananlar, yani İseviler mahzenlerde toplanıyorlar ve yeni dini yaymaya çalışıyorlardı. Yakalandıkları zaman da işkence ediliyor ve sonrasında çarmıha gerdirilerek öldürülüyorlardı. Bu bilgilerden hareketle, filozof imparatorun bahsettiği "toplumsal fayda"nın, sadece kendi toplumundan mı ibaret olduğu ve diğer toplumları alt toplumlar olarak mı düşündükleri sorularını da düşünmüyor değilim...
Kötülerin hata yapmamalarını ummak deliliktir. Çünkü bu imkânsızı istemektir. Fakat başkalarına kötülük yapmalarına razı olmak ve sana yapmamalarını ummak da zalimliktir. Bir tirana yakışır ancak...