# Ne kavranılmaz bir yer şu gözyaşı ülkesi.
# Gençlik tecrübeden yoksundur. Bunu kazandıracak, uzun zamandır ancak.
# Felsefe insanı tek bir kuruş sahibi olmadan zengin yapar.
Çünkü, insan kazanmanın en doğru yolu, suçlarını onların yüzüne vurmamak, ama bu suçu her an, ulu orta, deliliyle birlikte ifşa ediverecekmiş gibi de bir soğuk tehditle onların karşısında dikilmektir ...
yazar kitabın başında ben bunları yazarken rahat değildim siz de rahat olmayın diyor ve bu dediğini de gerçekleştiriyor. kısacık bir kitap. her bölümünde tüylerinizi diken diken edecek bir şey var. hepsi bir yerlerde olduğunu bildiğimiz kadınlar… şiddet gören, erkek olarak doğmadığı için kötü gözle bakılan, 15 yaşında kendinden 15 yaş büyük adamlarla evlendirilen, sesi çıkmayan, sesi çıktığında etrafındaki insanların “sus!” diye baskıladığı veya “deli bu!” diye güldüğü kadınlar… boğazımda yumruyla okudum kitabın her bir satırını.
yazar sadece yazmamış, yazdıklarını okuyanlar yaşasınlar istemiş ve başarmış da. okurken zorlanıyorsunuz, ağlamak istiyorsunuz o yüzden herkese değil naçizane olarak okumak isteyenlere “benim yüreğim kaldırır bu yazılanları.” diyenlere okuyun derim. ama sonra sen bizi uyarmadın demeyin.