dilhun”

Yarım kalmış bir adam olduğunu, ruh güçlerinin gelişmeden kaldığını, hayatına bir ağırlığın çöktüğünü düşündükçe içi parçalanıyordu. Başkalarının zengin, hareketli hayatını kıskanıyor; kendi hayatının yolunu ağır bir kaya parçasıyla tıkanmış, daracık, zavallı bir keçiyolu gibi görüyordu.
Sayfa 115 - İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okuyor
Edebiyat
Reklam
Oblomov'un içinde olup bitenlerden kimselerin haberi yoktu. Eşi dostu sanıyordu ki onun bütün derdi yemek içmekten ve uyumaktan ibaret. Ne bilsinler? Herkes onu akıllı uslu bir insan diye tanıyordu. Oblomov'un içinden geçenleri bir Ştolts bilirdi. Yalnız o İlya İlyiç'in yeteneklerinin, coşkun ruhundaki atışların farkındaydı.
Sayfa 80 - İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okuyor
Edebiyat
İlya İlyiç'in kafası bir kitaplıktı; ama ayrı ayrı ve hiçbiri tamam olmayan ciltlerle dolu bir kitaplık.
Sayfa 75 - İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okuyor
Edebiyat
Yavaş yavaş bütün gençlik hülyaları dağılıp gitti; ihtiyarken bile düşünüp coştuğumuz o içli, hüzünlü, tatlı serüvenlerden elini çekti.
Sayfa 72 - İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okuyor
Edebiyat
Düşünmek için kalpsiz olmak gerekir, sanıyorsunuz. Hayır, düşünmeyi besleyen sevgidir.
Sayfa 32 - İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okuyor
Edebiyat
Reklam