“Çocuk olsam yeniden, zaman mekân yitse nezdimde ya da soyutlansam zamandan mekândan…
Kulaklarım hep güzeli duysa, her şey hep aynı güzellikte kalsa. Gözlerim nereye baksa güzel görse, elim neye uzansa da hep güzel tutsa…
Zaman güzeller içinde güzelce geçip gitse. Beni de güzel şeylere alıp götürse… Zaman bereketli olsa eskisi gibi ve ben yine aile sohbetleri arasında kıvrılıp uyurken, tatlı anılar dinlesem ve tatlı anılarla dalsam rüyalara…”
“Evet, bütün bunlara ve başkalarına da rastlayacaksınız; koltuk değneği satan kötürümlere, ayna satan körlere de. Tapınağın kapısında dilenen zenginlere de rastlayacaksınız.”