Ben bu kitap için ne yazsam az kalacaktır ama naçizane bir şeyler yazmaya çalışacağım boğazımda oluşan yumrularla beraber.
Ensest gerçeğini halı altına itmekten gocunmayan, tecavüze uğrayan kadını tecavüzcüsüyle evlendirip mutlu olacaklarına inanan bir toplumun kanayan yaraları bunlar. Komşumuzun evinde, karşı apartmanda, kendi evlerimizde, köyde, şehirde; yaşlısı, genci, okumuşu, cahili, kültürlüsü, kültürsüzü, inançlısı, inançsızı; doktoru, hâkimi, çiftçisi, şairi; abisi, babası, dayısı, kuzeni, dedesi, annesi bu çirkin ve kabul edilmesi imkânsız olan eylemi gerçekleştiriyor ne yazık ki. Sanmayın ki iyi gördüğünüz insanlar yapmaz bunu. Dürtüsünü kontrol edemeyen her insan –insan demeye dilim varmıyor- bu iğrenç davranışı -o küçücük bedenlere- reva görüyor.
Kitapta yutkunamadan okuduğum birçok mağdurun hikâyesi var. Kendi güçsüzlüğünü ve egosunu çocuğunun zehirlenen yaşamından daha önemli tutan anneler var. Sırf rızası vardı söylemiyle suçlulara iyi hal indirimi veren hâkimler var. Çocuğun psikolojisini göz ardı edip defalarca çocuklardan ifade alanlar da var. Neden oraya gittin, diyerek aşağılayıcı sözler söyleyen kişiler de. Sen de tahrik etmeseydin babanı, şort giymeseydin, diyen de. Babanın ihtiyacını gider kızım, diyen de. Seni öldürürüm birine söylersen, diye tehdit eden de. Babasından kendine kardeş doğuranlar da. Kızına bu doğumda yardım edip çocuğu polisin önüne atan da. Akrabası tecavüz ettiği için çocuğa kol kanat germek yerine sırf kaçtığı ve töre kurallarına uymadığı için abisi tarafından öldürülen de. Defalarca intihara kalkışanlar da. Kan donduran ve aklıma daha gelmeyen nicesi ve duymadığımız gün yüzüne çıkmayan kaç vaka daha var kim bilir.
Artık bilinçlenmemiz lazım, çocuklara ayıptır diye cinsel eğitimi vermekten kaçınmamak lazım, var olan