“Dünyada hepimiz sallantılı, korkuluksuz bir köprüde yürür gibiyiz. Tutunacak bir şey olmadı mı insan yuvarlanır. Tramvaydaki tutamaklar gibi uzanır tutunurlar. Kimi zenginliğine tutunur; kimi müdürlüğüne; kimi işine, sanatına. Çocuklarına tutunanlar vardır. Herkes kendi tutamağının en iyi, en yüksek olduğuna inanır. Gülünçlüğünü farketmez. Ben, toplumdaki değerlerin ikiyüzlülüğünü, sahteliğini, gülünçlüğünü göreli beri,gülünç olmayan tek tutamağı arıyorum: Gerçek sevgiyi! “
“Biri onu incitir diye mi korkuyor acaba?
Bu yüzden mi kendi olmaya cesaret edemiyor?
Neden sadece küçük mutlulukları arzuluyor?
Buna da erdem diyor üstelik.
Bunun gerçek adı korkaklıktır.”
“Demiş miydim evvelden, sevgi bir kuştur gelir az ötene konar, gidip tutayım dersin, hop bir de bakmışsın uçmuş dama konmuş, sen peşine düştükçe o kaçar durur. Öyle işte..”
“Hepsi boş bu işlerin… seni bana yabancı yapan ne varsa boşa, kuleler dikiyorlar boyuna, askerler diziyorlar karşılıklı, neymiş sizin taraf bizim taraf…
set de çeksen, araya derya deniz de sığdırsan farketmez çiğ süt emmişiz hepimiz hiçbir şey bulamasak kendi kendimizi yeriz.”