Dünya görüşü yıkılmış, inançları temelinden sarsılmış, hayat üslûbu el çabukluğuyla bir çırpıda değiştirilmiş bir aydın sınıfı doğuruldu islâm dünyasında. Bunlar doğuya olan imanların anlamına ermeden kolayca batıya çevirmiş, ruhça köleleşmiş, zihince tükenmiş, duyguca tıkanmış, iş ve hareket planında büzülmüş bir tip karakterin insanlarıydı.
Evet, içimizde, derin kökleri bulunan doğuyu öldürdüler. Yerine, batı adı altında, köksüz imansız, aşksız, soysuzlaştırcı bir takım yarı fikirleri, yarı duyguları, yarı bilgileri yerleştirdiler.
Doğu gündüzse Batı geceydi. Gündüz gitti, ama gece de gelmedi. Bir alacakaranlığın geçiciliği içinde şaşırıp kaldık.