Sevgi Devrimi

Çağ ve İlham 2

Sezai Karakoç
Tahmini Okuma Süresi:
6 sa. 21 dk.
Sayfa Sayısı:
224
Basım Tarihi:
Kasım 2021
İlk Yayın Tarihi:
Ocak 2009
Yayınevi:
Diriliş Yayınları
ISBN:
9789123441679
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

8/10
·224 syf.··
2020 9. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 01 Mayıs 2020 23:47
Çağa çatan üstad Sezai Karakoç'un fikirlerinden bir demet. 1974-1976 yılları arasında Diriliş dergisinde yazdığı 44 yazıdan oluşuyor kitap. Daha çok günümüz müslümanlığının durumu ve geleceğe yönelik yazılar var. Bazı yazılar gerçekten ağır anlamak biraz zor. Yavaş ilerleyen kısımlar var ama kitabın geneli öyle değil. Beğendiğim birçok yazı var ama bilhassa Teslimiyet ve Başkaldırı yazısı bu kitaptaki favori yazı oldu benim için.
Çağ ve İlham 2Sezai Karakoç · Diriliş Yayınları · 2021390 okunma
10/10
·224 syf.·
Beğendi
·
2020 116. kitabı
Çağ ve İlham'ın ikinci cildi 'Sevgi Devrimi' kitabı Diriliş üstadı Sezai Karakoç'un kaleminden 1974-1976 tarihleri arasında Diriliş Dergisi ve 1976 senesinde Diriliş Pazartesi-Perşembe Günlüğü'nde, Diriliş imzasıyla yayınlanmış 44 başyazıdan oluşuyor. Kitaplaşmış haliyle okumak belki de bir şans ama dergide yayınlandığı vakitlerde okumak gelecek yeni sayının heyecanıyla beklemek çok başka olurdu mutlaka. Bir solukta bitebilecek bir kitap değil, her sayfası üzerine düşünülüp özümsenmesi gereken cümlelerle dolu. Karakoç'un Diriliş'i aşılama çabasını şiirler de dahil her eserinde görmek mümkün. Asrı Saadet'ten Ortaçağ'a oradan da günümüze insanoğlunu anlama çabasını fiilerini açıklayan bir eser. Doğu'dan olduğu kadar Batı'dan, İslâm âlimlerinden olduğu kadar Batı' lı filozoflardan, sanatçılardan bu dünya görüşüne nasıl bir bakış sahibi olunduğunu da açıklamış Karakoç. Eserlerinde özellikle durduğu bazu kavramlar oluyor üstadın. Sevgi Devrimi'nde de; zaman, değişim, dönüşüm, merhamet, insan, zafer, bilinç kavramlarını tenkitle düşünerek açıklamış ve bizim de bu düşünceleri geliştirmemiz için açık kapı bırakmış. Eğer okumadıysanız Sezai Karakoç'un İslâm' ın Dirlişi İnsanlığın Dirilişi kitaplarını okuduktan sonra Çağ ve İlham'ın okunmasını tavsiye ederim çünkü; önce dava bellenmeli. Üstadın Diriliş'e olan bakış açısının özümsenmesi, üzerine düşünülmesi ardından da diğer hususlara geçilmesi daha uygun olacaktır görüşündeyim.
Edebiyat
Çağ ve İlham 2Sezai Karakoç · Diriliş Yayınları · 2021390 okunma
Çağ ve İlham'dan Bana Kalanlar
Puan vermedi·224 syf.··
2021 11. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 14 Şubat 2021 22:01
Sevgiyle aşılır bu dünya…” derken Karakoç, “Dünyayı sevgi kurtaracak “derken Dostoyevski, bizim için bu kadar zor olan neydi acaba diye düşünüyorum. Sevmek fiili bu kadar zor muydu? Sevgi ve devrim ikisi yan yana geldiğinde iğreti dururken bu kitapta hiç abes karşılamadım.O kadar normal ve yerini bulmuştu. İlk sayfalarda şu iki soruyu kafamıza iyice oturtuyorki sonraki söylediklerinde zemin sağlam bir sorgulamanın üzerine itina ile yerleşmek istiyor. Önce yerini açıyor, verili alan üzerine taşları dizmektense dibine doğru bir kazı.. 1-Batı zannettiğmiz gibi ilerlemeye devam mı ediyor! Ve Batı katlanarak ilerliyorsa hala, sorunları halledememiş bizler çok gerilerde kalmışız demektir! Öyle mi gerçekten? 2-Biz Batı’yı gerçekten iyi tanıyabiliyor muyuz yoksa ezberlediğimiz kodlarlarla kolaya mı kaçıyoruz? Böyle sorgulamalardan sonra elbette genel olarak korkuyla endişe ile yaklaştığımız değişime değinir Karakoç? Tam da aklıma gelen soruya cevap veriyor dersin? Madem iyice araştırıp kelimeleri doğru yere koymaya çalışacağız bu yıllardır kullandığımız bir kelime olursa, ilk adımı atma cesaretini nasıl kazanacağız. Zira değişimin bizatihi kendisi hem içerden hem dışardan müdahaleyle rahatsız edicidir. Değişimin bakış açısı ile başladığını söylüyor. Bu bakış açısının üç penceresi olduğunu, eğer bunlara bakışımız bir ahenk içerisinde olursa o zaman bütünlük ve huzuru yakalayabileceğimizi söylüyor. -Allah’a --kendisine -eşyaya bakışı.. Devam ediyor şüphe ve endişelerini muhatap alarak. Bir şeyleri değiştirmenin yolu hesaplaşmadan geçer. Vakıayla, olgularla, yeniyle, şimdiyle eskiyle her dem vurguladığı peşin hükümlerden kurtularak.. Bu çağda Müslüman kalmanın şartı olarak dahi bunları söylüyor. İnsanın değişimi birikimle olur diyor. “İnsan şuuruyla şuuraltıyla
Çağ ve İlham 2Sezai Karakoç · Diriliş Yayınları · 2021390 okunma
Sevgi aptallık değildir; zekayı aşan bir zeka, duyguyu aşan bir duyarlıktır.
7/10
·224 syf.··
2023 39. kitabı
Sevgi Devinimi alt başlıklı Çağ ve İlham 2 Sezai Karakoç'un Çağ ve İlham serisinin ikinci kitabıdır. Bu eserinde ise üstad; sosyal, politik, ekonomik ve çoğunlukla duygusal yönden insanların içinde bulundukları yaşamın karanlık yönlerine ışık tutmaktadır. Her eseri gibi okuması ve anlamlandırması istifadeli oldu benim nazarımda.. Fakat duygu yönünden baskınlığı okurken daha çok durmama ve düşünmeme sebep oldu. Boğazım düğüm düğümdü, önce kendime sonra da bu kadar imkana sahip fakat sağduyusu kayıp neslimize kızdım.. Çünkü bilinci kayıp bir neslin, kendisini ve toplumunu kaybetmeden önce bilincine ulaşması gerektiğini ve bu farkındalığa ise hakikate doğru, içimize doğru bir yolculuk ile ulaşabileceğimizi tekrar ve tekrar hatırlatıyordu her bir satır... Ve Batı geleceği değiştirecek nesli kendisinin çıkaramıyacağını anlayınca onu en çok çıkarma şansını taşıyan müslümanları körleştirmek için ne yapmak gerekse onu yapmaktan kaçmıyordu. #206804372 Ve evet, Müslüman bilinç mahrumu.. #206878384 O sebeple "Yeni bir nefha gerek." #206796087 Değişmemiz, gelişmemiz gerek.. (Tarih bizi değiştirmeden biz tarihi değiştirmeliyiz. #206817995) Evet, değişmek.. Ama hokkabaz şapkalarının altına girip hemen değiştiğini sanarak çıkmak aldanışı ile değil. Yavaş yavaş, birike birike, katlana katlana değişmek. Arına arına, ruhu zenginleştire zenginleştire değişmek... Bunun içinse bir yol gerek, bir iz gerek... İzimiz belli Kitabımız... Peki, Nedir Kitap? Ruhülkuddüste yüklü olandır. Ruhülkuddüsse kafalardan önce gönüllerde doğar. #206865466 O halde vakit, içe dönme zamanı, izimiz inancımız, yolumuz 'Tahkik'
Edebiyat
Çağ ve İlham 2Sezai Karakoç · Diriliş Yayınları · 2021390 okunma
Puan vermedi·224 syf.··
Beğendi
·
2022 35. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 30 Ekim 2022 13:40
Üstadın dergide yayımlanan yazılarının derlemesi olan kitap her zamanki kitaplarından ayrı olarak sonlara doğru biraz daha ağır olan yazıları mevcut. Anlamak için iki kere okumak gerekebilir. Genel olarak doğunun batıya hayranlığı bu hayranlığın zamanla direnişine dönmesi lakin bu direnişin itici bir çığırtkanlıkla değil hakikat direnişçisi olarak yapılması gerektiğini anlatıyor. Genel bir dünya durum okuması var. Çin, Hind gibi kadim gelenekleri olan milletlerin batıya teslim oluşu. Şam, Semerkant, Bağdat ve İstanbul benzetmeleriyle Müslümanların İslamın 4 kaynağından beslenerek ölüm uykusundan uyanıp, uyandığında gördüğü dehşetli manzara karşısında Sezai Karakoç'un tasvir ettiği metafizik kamçısıyla kendine geleceği arzulanmakta. Toplumsal değişim süreçlerinin insanın değişimiyle kıyas edildiğininde paralel gideceği ve insan nasıl kolaylıkla değişmezse toplumunda adım adım değişime yol aldığı iyiye de kötüye de böyle meylettiği vurgulanıyor. DEVRİLİŞ isimli yazıda Süleyman Peygamberin kıssasına getirilen yorum beni etkileyen yorumlardan oldu. Bu yazı da toplum ve toplumun içine düşen kırtan nasıl nihayete erdiğiyle alakalı. Yoğun ve yorgun olmadığınız bir zaman aralığında ihtimam göstererek okunacak bir kitap.
Çağ ve İlham 2Sezai Karakoç · Diriliş Yayınları · 2021390 okunma
9/10
·224 syf.··
2022 1. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 24 Ocak 2022 09:47
Eser diriliş yayınlarından çıkmış, Sezai KARAKOÇ’un Eylül –Ekim1974-Şubat 1976 tarihleri arasında aylık diriliş dergisinde ve 1967-1976 tarihleri arasındaki Diriliş Pazertesi- Perşembe günlüğünde yayınlanan başyazılardan oluşmuştur. Kitabın başından sonuna kadar hemen hemen her bölümde Müslümanların yeniden dirilişine vurgu yapmış, batının insanlık adına sunabileceği hiç bir şeyin kalmadığını geleceğin İslam Medeniyeti ne ait olduğunu anlatmış. ‘GELECEK ZAMANIN KARŞISINDA’ ADLI BÖLÜMDE ŞU ÇARPICI DÜŞÜNCELER BULUNMAKTADIR: İNSANIN DEĞİŞMESİ DEMEK BAKIŞ AÇISININ DEĞİŞMESİ DEMEKTİR. BUDA ÜÇ PERSPEKTİFLİ BİR YÖNELİŞTİR. BİRİNCİSİ ALLAHA BAKIŞI, İKİNCİSİ KENDİNE BAKIŞI, ÜÇÜNCÜSÜ DE EŞYAYA BAKIŞIDIR. EŞYAYA VEYA KENDİNE KÖLE OLMAMAK VE YARATICIYI UNUTMAMAKLA GERÇEK İNSAN OLMA ÖZELLİĞİ KORUNABİLİR. BİREY SÜREKLİ OLARAK BU RUH DİRİLİŞİNİ YENİLEMEK VE TAZELEMEK ZORUNDADIR. EŞYAYA VE TABİATA KÖLE OLAN KUL KESİLEN İNSANIN RUHU GERÇEKTE BAĞIMSIZLIĞINI VE HÜRLÜĞÜNÜ KAYBETMİŞTİR. HÜRRİYETİNİ VE BAĞIMSIZLIĞINI KAYBETMİŞ İNSAN RUHU İSE ÖLÜME YÜZ TUTMUŞ OLACAKTIR. Özgürlük başıboşluk değil, tam tersine ruhun disipline kavuşması sonucunda elde edilen varoluş yüceliğidir. Bu da en yüksek düzeyine insanın Allaha doğru yönelmesi, Allah önünde kendi benliğinden kurtulması, sürekli olarak kendini Allahın önünde ve gözetiminde görme ve bilmesiyle erişilir. Yani Allah yoluna en iyi uyan ruh en hür ruhtur.(s.21) İslam bölgesi batının en çok hışmına uğradığı bölgedir. O derecede büyük bir saldırı ve işgal vardır ki; hiçbir ümit yokmuşçasına bir manzarayla karşı karşıyayız. Ancak İslam yeni fışkırışlar yapabilecek kadar genç ve yeni zamanı oluşturacak din ve dünya görüşüdür. Bunu tarih doğrulamaktadır. Böyle bir zamanda Müslüman kalmak için geleneğe bağlı kalmak
Çağ ve İlham 2Sezai Karakoç · Diriliş Yayınları · 2021390 okunma
Puan vermedi·224 syf.··
2023 5. kitabı
·
39 günde okudu
·
Okunma: 30 Nisan 2023 23:29
Sezai Karakoç, Üstad.. Bir kitabında daha iliklerime kadar işledi diriliş rûhunu. Sadece dirilişle kalmadı, umûdu, sevgiyi de çokça hissettirdi. Bazen bazı cümleleri üzerinde çokça düşündüm. Hiçbir detayını atlamadan bitirmek istedim kitabı. Çünkü o kadar değerli cümlelerle donatılmıştı ki.. birçok yerin altını çizdim. Geri döndüğümde muhakkak gözüme çarpsınlar diye. Ne güzel şeyler bırakıp da gitmişsin bu dünyadan üstadım.. Teşekkürümü duâm ile iletiyorum
Çağ ve İlham 2Sezai Karakoç · Diriliş Yayınları · 2021390 okunma
10/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2017 34. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 20 Ekim 2017 09:56
"Puta tapıcılık bir afyon gibi çağımızda da kitlelerin ruhunu sarmış vaziyette. Liderlere tapma şeklinde. Bu, sadece faşizmin bir hastalığı değil. Başka biçimlerde kapitalist ve komünist ülkelerde de insanlar putlaştırılmakta ve kitleler bu putların çevresine yığın halinde biriktirilmektedirler."
Felsefe
Çağ ve İlham 2Sezai Karakoç · Diriliş Yayınları · 2021390 okunma
Puan vermedi·224 syf.··
2023 70. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 16 Ekim 2023 11:05
Üstad bu eserde yine diriliş ve diriliş ruhundan bahsetmektedir. Aynı zamanda sevgi devriminden anlatmaktadır . Üstad resmen batı uygarlığının bizi nasıl zehirlediğini bağırarak anlatıyor . Ama duymak istemedikten sonra herşey nafile ….
Çağ ve İlham 2Sezai Karakoç · Diriliş Yayınları · 2021390 okunma
Çağ ve İlham II: Sevgi Devrimi - Sezai Karakoç
10/10
·224 syf.··
2020 50. kitabı
·
11 saatte okudu
·
Okunma: 06 Kasım 2020 04:54
Her zaman dediğim ve inatla savunduğum bir şey vardır bu yazar için: o da bir "üstad" olduğudur. Neyin ve kimin üstadıdır? Diriliş erlerinin üstadı. Peki kimdir bu diriliş erleri? Politikada, sanatta, üretimde, akla gelebilecek her entelektüel cephede, dünyaya, göklerin kitabı'ndan satırları yağmur gibi yağdıracak olan vahiy neslinin erleridir, bu diriliş erenleri. Bu diriş erleri bilir ki, bütün gerçek kitaplar, tek bir kitab'ın etrafında tavaf etmesinden ibarettir. Diriliş erleri bilir ki, maddileşmiş kavramlara yeni bir hızır soluğu getirmek için yapılması gereken şey, medeniyetimizin tahkik ve tahlil edilmesidir. Diriliş erleri bilir ki, bu aşamaları geçen idelerimizi, vahiy medeniyetin toprağına can suyu olarak dökmektir vazifemiz. İşte bize gösterilen yol budur üstad tarafından. Yakılan ışık budur. Gözlerimizi kamaştıran meşale bu. Ülkümüz, yeni bir İslam sitesi. Ülkümüz, yeni ama kadim kalan bir ölçü. Ülkümüz, insanlığı sevgimizde diriltmektir. Sevgi devrimi nedir, sorusunu bilmektir diriliş erlerine düşen pay. Hatırla, ne diyordu üstadımız: " Sessiz sedasız örülecektir diriliş bilincinin kozası." Vesselam.
Edebiyat
Çağ ve İlham 2Sezai Karakoç · Diriliş Yayınları · 2021390 okunma

Yazar Hakkında

Sezai KarakoçYazar · 88 kitap
Babası Yasin Bey orta halli bir tüccar olup I. Dünya Savaşı'nda Kafkasya Cephesi'nde çarpışırken Ruslara esir düşmüştür. Dedesi Hüseyin Bey de Plevne Savaşı'na katılmış, Gazi Osman Paşa'nın teşekkürünü kazanmıştır. Annesinin ismi ise Emine idi ve ev hanımıydı. Ahmet Sezai Karakoç İlkokul eğitimini 1938-1944 yılları arasında Ergani'de tamamladı. 1944 yılında sınavlara girip Maraş Ortaokulu'nda parasız yatılı olarak okumaya hak kazandı. 1947-1950 yılları arasında lise eğitimini yine parasız yatılı olarak Gaziantep Lisesi'nde tamamladı. Lise eğitimi boyunca Felsefe dersine ilgi duydu ve Felsefe okumaya karar verdi. Üniversite eğitimi için İstanbul'a geldi. Babası onun ilahiyat fakültesinden mezun olmasını istiyordu. İmkanları dahilinde eğitimine devam edebileceği yatılı tek bölüm Siyasal Bilgiler Fakültesi idi. Üniversite sınavlarına hazırlanırken kazanamama ihtimalini de göz önüne alarak her ihtimale karşı Felsefe bölümüne kayıt yaptırdı. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesini kazanarak başladığı yüksek öğrenimini 1955'te fakültenin Maliye Bölümünden mezuniyetle tamamladı. Altan Öymen'le aynı dönemdendi. Mecburi hizmet sebebiyle Maliye Bakanlığında Hazine Genel Müdürlüğü Dış Tediyeler Muvazenesi bölümüne atandı. Daha sonra Maliye Müfettişliği sınavına girdi ve sınavı kazandı. 11 Ocak 1956'da müfettiş yardımcılığı görevine başladı. 1959 yılında İstanbul'da gelirler kontrolörü oldu. Bir ara Ankara'ya çağrılıp Yeğenbey Vergi Dairesi'nde görevlendirildiyse de kısa bir müddet sonra yine İstanbul'daki görevine döndü. Görevi icabı Anadolu'yu çok gezdi ve birçok il ve ilçeyi inceleme, tanıma fırsatı buldu. 1960-1961 yıllarında yedek subay olarak yaptığı askerlik görevinden sonra İstanbul'daki görevine kaldığı yerden devam etti. 1965'ten 1973'e kadar birçok kez istifa etti. 1973'ten sonra da hiçbir resmi görev almadı. İstanbul'da Diriliş Yayınları ve "Diriliş" dergisini kurdu. 1990 yılında "güller açan gül ağacı" amblemiyle Diriliş Partisini kurdu. Yedi yıl partinin genel başkanlığını yürüttü. Ancak bu parti 19 Mart 1997'de üst üste iki genel seçime girmediği için kapatıldı. 2006 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü ile ödüllendirildi. Bakanlığa, ödülün para kısmının kültür sanat işlerine harcanmasını, diğer kısmınınsa posta ile bildirdiği adrese yollanmasını rica ettiği bir mektup yolladı. 2007 yılında Yüce Diriliş Partisini kurdu ve partinin genel başkanlık görevini yürütmüştür. 2007 yılının Nisan ayından ölümüne kadar her cumartesi akşamları, Yüce Diriliş Partisi İstanbul İl Başkanlığında değerlendirme konuşmaları yapmıştır. Bu konuşmalar partinin internet sitesinden canlı olarak yayınlanmıştır. Karakoç, 2011 yılında Cumhurbaşkanlığı Edebiyat Ödülü'ne layık görüldü fakat kendisine verilen plaket ve para ödülünü reddederek bu ödülü almaya gitmedi. 16 Kasım 2021'de yaşlılığa bağlı geçirdiği kalp krizi sebebiyle İstanbul'daki evinde öldü. 17 Kasım günü Şehzadebaşı Camisi'nde kılınan ikindi namazına müteakip aynı caminin haziresine defnedildi. Eserleri Şiir - Şiirler I (Monna Rosa) - Şiirler II (Şahdamar-Körfez-Sesler) - Şiirler III (Hızırla Kırk Saat) - Şiirler IV (Taha'nın Kitabı, Gül Muştusu) - Şiirler V (Zamana Adanmış Sözler) - Şiirler VI (Ayinler/Çeşmeler) - Şiirler VII (Leylâ ile Mecnun) - Şiirler VIII (Ateş Dansı) - Şiirler IX (Alınyazısı Saati) Gün Doğmadan (Toplu Şiirler) Çeviri Şiir - Batı Şiirlerinden - İslâmın Şiir Anıtlarından Deneme - Edebiyat Yazıları I Medeniyetin Rüyası Rüyanın Medeniyeti Şiir - Edebiyat Yazıları II Dişimizin Zarı... - Edebiyat Yazıları III Eğik Ehramlar Düşünce - Ruhun Dirilişi - Kıyamet Aşısı - Çağ ve İlham I-II-III-IV - İnsanlığın Dirilişi - Diriliş Neslinin Âmentüsü - Yitik Cennet - Makamda - İslâmın Dirilişi - Gündönümü - Diriliş Muştusu - İslâm - İslâm Toplumunun Ekonomik Strüktürü - Düşünceler I-II - Dirilişin Çevresinde - Fizikötesi Açısından Ufuklar ve Daha Ötesi I-II-III - Yapı Taşları ve Kaderimizin Çağrısı I-II - Samanyolunda Ziyafet - Unutuş ve Hatırlayış - Varolma Savaşı - Çağdaş Batı Düşüncesinden - Çıkış Yolu I-II-III İnceleme - Yunus Emre - Mehmet Âkif - Mevlânâ Tiyatro - Piyesler I - Armağan Hikâye - Hikâyeler-I Meydan Ortaya Çıktığında - Hikâyeler-II Portreler Günlük yazılar - Farklar - Sütun - Sûr - Gün Saati - Gür Röportaj - Tarihin Yol Ağzında - Unutuş ve Hatırlayış - Çıkış Yolu I - Çıkış Yolu II - Çıkış Yolu III Belgesel - Gün Doğmadan