Murat Yılmaz

Murat Yılmaz
@mrdav
İzmir
İzmir
21 okur puanı
Temmuz 2019 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Böyle baba olmaz!...
7/10
·383 syf.··
2019 49. kitabı
Bir kasabaya sis çöküyor, yaratıklar falan çıkıyor. Bir kaç kişiyi öldürüyorlar. Bir grup da kurtulmaya çalışıyor. 5 yaşındaki yeğenimin tarzında bir anlatım oldu ama özeti böyle. Sonunda seni sinirlendirmesi hariç merak uyandırıcı bir kitap. İnsan psikilojisi üzerine güzel bir inceleme aslında. Her şeyin aslında umudun son bulduğunda biteceğini gösteriyor. Ama aynı zamanda da umudunuzu her şey bitmiş gibi görünse dahi kaybetmeyin diyor ağır bir anlatımla. İnsanı mutlu eden bir kitap değil ama güzel bir kitap. -Sürprizbozan geliyor-> Arkadaş sen nasıl bir babasın da görmediğin bilmediğin şeyler yüzünden ne olacağını bilmediğin için çocuğunu vuruyorsun. Tamam ne de olsa hepimiz öleceğiz bari acı çekmesinler diyor. Hatta bir eksik kurşun kalıyor ve kendini öldürmüyor güya fedakarlık yapıyor. Sizin yerinize ben acı çekerim Kara Murat benim der gibi. Sonra bakıyorlar ki ordu geliyor yaratıklardan iz kalmamış. Ama arkadaş yapılmaz ya. Silahında 4 tane mermin var. Koşarak, yürüyerek, yüzerek uçarak kaçmaya devam eder insan. İlla ki bir çıkış yolu her zaman vardır. Yoksa da edebinle ölürsün biter gider. Diğerlerini vurursun kendi kararlarıdır (hoş şimdi burdan ötenazi hak mıdır kısmına da geçebilirim ama yeri değil) ama küçük çocuğu vurmak çocuğun değil senin kararındır ve bunu yapamazsın. Çok sinirlendim kitabın sonunda. Otur şimdi evinde bir başına çek ölene kadar vicdan azabını. Haddim olmayarak yazar ben olsam bu kitabın sonuna bir bölüm eklerdim, o babayı bu olaylardan sonraki 3-4 ay daha yaşatırdım sonra çektiği vicdan azabını okurlara gösterirdim sonra o baba da intihar ederdi, etmeye de bilirdi tam emin değilim o kısmından. İçimiz soğurdu en azından.
SisStephen King · Altın Kitaplar · 20133,143 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Aah Coffey ah!.
10/10
·399 syf.··
2019 50. kitabı
Kitabını okuduktan sonra filmini izledim. Basmakalıp (klişe) bir söz vardır ya, film kitabın verdiği hissi vermedi diye. Valla bu kitap da film de aynı etkiyi verdi. Tabiki kitap her zaman daha güzeldir. Çünkü insan hayal gücünü kullanır. John Coffey'i bu şekilde düşünmemiştim ben filmin en başlarında bir alışamadım başta. Ama filmdeki John Coffey benim hayalimdeki John Coffey'den çok daha iyiydi o da ayrı. -Sürprizbozan Uyarısı (bu sırada spoiler yerine Türkçe diye Sürprizbozan kullanıyorum ama Sürpriz de Türkçe değil ki anlamadım nerde bu TDK)- Kitap; iki küçük kızın katili olduğu düşünülen John Coffey'in aslında katil olmaması ve ne kadar iyi bir insan olduğunu ve "ulvi" yeteneği ile dünyadaki kötülükleri kendisi yaşamış gibi içinde yaşamasını anlatıyor. Böyle bir dünyaya çocuk getirmek istemiyorum denir ya, eğer çocuğunuz John Coffey gibi olacaksa hakkaten getirmeyin. Biz haberlerde çocuk istismarıdır, cinayettir gibi şeyleri okuduğumuzda insanlığa sinirleniyoruz (kaldı ki ben bir de bunların dava dosyalarını okuyup davalarına girmek zorundayım şükür şu ana kadar bu tip davalarda hiç sanık vekili olmadım) adam içinde her bir acıyı ayrı ayrı yaşıyor. Yani çok farklı olacak ama Avengers'da Thanos var ya tüm evrendeki kötülüğü bitirmek için tüm varlıkların yarısını öldürüyor, işte o psikolojide olsa olsa John Coffey olurdu adam hepsini hissediyor, içinde yaşıyor çünkü. Ama o kadar da naif iyi yürekli bir insan ki, tüm bu acılar ağır geliyor, katilin kim olduğunu kitabın sonuna doğru öğrenmesine rağmen kendisinin katil olmadığını ispatlamaya çalışmıyor idam edilerek bu acıdan kurtulmaya çalışıyor ve başarıyor da. Ben okuduktan sonra ablama verdim kız okurken en sonunda hüngür hüngür ağlamıştı da babam anlamayıp ne oluyor bu kıza diye bana sormuştu. Ne diyeceksin
Yeşil YolStephen King · Altın Kitaplar · 20219,3bin okunma
2+2= ?
9/10
·352 syf.··
2019 59. kitabı
Zamanına göre çok güzel bir distopya. -Sürprizbozan uyarısıdır olmaya da bilir şu an ne yazacağımdan henüz emin değilim gelişine gidiyorum- Baskılara karşı başkaldırı, aslında tam olarak başkaldırı da değil. Baskılar o kadar üst seviyede ki başkaldırı zaten karakterlerin aklına bile getirilemiyor. Yani aslında başkaldırıların bile baskılanmasını anlatıyor. Neyin gerçek ya da doğru olduğunun karakterlere dayatılması üzerine bir anlatımı var. Yani karakterler doğruyu ya da gerçekleri sorgulayamıyor. Ancak olay, karakterlerin sorgulama becerilerinin olmaması değil baskılardan dolayı doğru olan şeyin sorgulamamak olduğu öğretiliyor. Aslında ilk başta aklıma Kuzey Kore'yi getirdi. Ancak işte Kuzey Kore'nin aklımıza gelmesinin de sorun olması bu kitapta vurgulanmak istenen şey. Zira neden Kuzey Kore geliyor aklımıza çünkü medya, dersler ya da diğer kaynaklar Kuzey Kore'nin kendi içerisinde çok kapalı bir yapısının olduğunu söylüyor bize. Biz de "sorgulamadan" evet Kuzey Kore gerçekten çok kapalı halkına zulmeden, devlet başkanları öldüğünde ağlamayanı hapse atan bir ülke olarak kabul ediyoruz ve aksini düşünmüyoruz, sorgulamıyoruz. Kuzey Kore gerçekten bunları yapıyordur ya da yapmıyordur anlatmak istediğim o değil. Yani bazı şeyler bize o derece dayatılıyor ki sorgulama yeteneğimiz farkında olmadan elimizden alınıyor. Kitabın asıl anlatmak istediği ya da benim anlamak istediğim şey her zaman her şeyi sorgulamak gerektiği. Bunun sonucunda bize dayatılan şeyle aynı sonuca ulaşıp ulaşmamamız da önemli değil. Önemli olan her türlü baskıdan etkiden kurtulup soruyu kendimize sorabilmek. Biraz filozofvari oldu gibi. Kitapla ilgili de aklıma takılan bir nokta var.-Sürprizbozan'ın dibi geliyor şimdi- Kitabın en sonlarında ana karaktere 2+2 eşittir kaç ediyor diyorlar. Kitabın
1984George Orwell · Can Yayınları · 2023200bin okunma

Murat Yılmaz

, bir kitap okudu
9/10
·352 syf.··
2019 59. kitabı
George Orwell
8.5/10 · 200bin okunma