Bir insanı, ona en küçük bir özgürlük kırıntısı bırakmayacak şekilde koşullandıracak hiçbir şey yoktur. Bu nedenle, ne kadar sınırlı olursa olsun, nevrotik, hatta psikotik vakalarda bile insana bir parça özgürlük kalır. Gerçekten de, hastanın en dernierdeki çekirdeğine psikoz bile dokunamaz.lyileştirilmesi olanaksız psikotik bir birey, yararlılığını kaybedebilir, ancak insan olma onurunu koruyacaktır. Benim psikiyatrik parolam bu. Bu olmaksızın, psikiyatriyi, üzerinde çalışılacak bir alan olmaya değer bulmazdım. Kimin uğruna? Onarılmayacak kadar hasarlı bir beyin makinesinin uğruna mı? Hasta kesinlikle bundan öte bir şey olmasaydı, acısız ölüm programı haklılık kazanırdı.
Sadece onurlu insanları anmak yeterli olmaz mı? Bu insanlanın azınlık olduğu doğrudur. Dahası, hep azınlık olarak kalacaklar. Ama ben burada, azınlığa katılmaya yönelik bir çağnı olduğunu anlıyorum. Çünkü dünya kötü bir durumda ve her birimiz elinden geleni yapmadığı sürece her şey daha da kötüye gidecek.
Bu nedenle uyanık olalım; iki anlamda uyanık olalım:
Auschwitz'den bu yana insanın ne yapabileceğini biliyoruz. Hiroşima'dan bu yana da neyin tehlikede olduğunu biliyoruz.
gerçekleştirmesi gerektiğini söyleyerek, yaşamın gerçek anlamının kapalı bir sistemmiş gibi kişinin kendi içinde ya da kendi ruhunda değil, dünyada keşfedilmesi gerektiğini vurgulamak istiyorum. Bu temel özelliğe "insan varoluşunun kendini aşkınlığı dıyorum. Bu, insan olma gerçeğinin her zaman için, bu ister bir anlam ister karşılaşılacak bir insan olsun, kişinin kendi dışındakı bır şeye ya da birisine yöneldiği anlamına gelmektedir. Kışı, hizmet edeceği bir davaya ya da seveceği bir insana kendini adayarak ne kadar çok kendim unutursa, o kadar çok insan olur ve kendini de o kadar çok gerçekleştirir. Kendini gerçekleştirme denilen şey, hiç de ulaşılabilir bir şey değildir. Bunun da basit bir nedenu vardır: Kişi buna ulaşmak için ne kadar çok uğraşırsa, bunu da o kadar çok kaçıracaktır. Başka bir deyişle, kendini gerçekleştirme, sadece kendini aşmanın bir yan ürünü olarak olasıdır.