Bu bakışların anlamını ancak çok sonra, ruhum ağırlıkların ve ölçülerin dünyasından özgürleştiğinde, kalplerin tek bir bakışla birbirlerini anladıkları ve zihinlerin gizli bir uyumla ışıl ışıl açıldıkları yüce evrene doğru yükseldiğinde kavrayacaktım.
Duygularımızı yalnız ölümün uyandırdığına dikkat ettiniz mi ? Bizden yeni ayrılmış dostlarımızı ne kadar severiz, değil mi ? Ağızları toprakla dolup hiç konuşmaz olmuş hocalarımıza ne kadar hayranızdır! Saygı o zaman çok doğal olarak gelir, belki de tüm yaşamları boyunca bizden bekledikleri o saygı. Ama biliyor musunuz niçin ölülere karşı hep daha dürüst ve daha cömertizdir ? Nedeni basittir! Onlara karşı bir yükümlülüğümüz yoktur. Özgür bırakır bizi onlar, zamanımızı rahatça kullanabiliriz.