Murat Bayram

Murat Bayram
@mrtbayram
Hiçbir şey hayat kadar şaşırtıcı olamaz. Yazı hariç.
10/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2021 49. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 14 Nisan 2021 11:48
Son zamanlarda okuduğum en iyi kitaplardan biriydi. Yaşadığımız bu coğrafyada, üstelik bizimle aynı zaman diliminde yaşanan acıları, bu acılardan habersiz oluşumuzu, haberimiz olsa bile yaşananları ve yaşayanları içselleştiremediğimiz gerçeğini bir tokat gibi yüzüme vurdu. Tokat kelimesi yetersiz kalır, duvara çarptım resmen. Hikaye kurgu olabilir ama yaşananların gerçek olduğunu biliyorum sonuçta. Ve insan olduğumdan utandım. Zülfü Livaneli zaten çok iyi bir yazar. Şu ana kadar okuduğum eserleri arasında okumanın zaman kaybı olduğunu düşündüğüm hiç bir eseri yok. Ama "Huzursuzluk"un bende uyandırdığı duygular bambaşka oldu. Bu incelemeyi okuyan herkesi, Meleknaz, Nergis ve Zilan'ın hikayesini okumaya davet ediyorum.
1000Kitap
HuzursuzlukZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2017117,7bin okunma
Reklam

Murat Bayram

, bir kitap okudu
7/10
·288 syf.·
2021 50. kitabı
Okay Tiryakioğlu
8.1/10 · 1.496 okunma
Harese
Harese nedir bilir misin oğlum? Arapça eski bir kelimedir. Bildiğin o hırs, haris, ihtiras, muhteris sözleri buradan türemiştir. Harese şudur evladım: Develere çöl gemileri derler bilirsin, bu mübarek hayvan üç hafta yemeden içmeden, aç susuz çölde yürür de yürür; o kadar dayanıklıdır yani. Ama bunların çölde çok sevdikleri bir diken vardır. Gördükleri yerde o dikeni koparır çiğnemeye başlarlar. Keskin diken devenin ağzında yaralar açar, o yaralardan kan akmaya başlar. Tuzlu kanın tadı dikeninkiyle karışınca bu, devenin daha çok hoşuna gider. Böylece yedikçe kanar, kanadıkça yer, bir türlü kendi kanına doyamaz ve engel olunmazsa kan kaybından ölür deve. Bunun adı haresedir. Demin de söyledim, hırs, ihtiras, haris gibi kelimeler buradan gelir. Bütün Ortadoğu’nun âdeti budur oğlum, tarih boyunca birbirini öldürür ama aslında kendini öldürdüğünü anlamaz. Kendi kanının tadından sarhoş olur
1000Kitap
Sultan Osman ve Reşadiye Drednotları
9/10
·129 syf.··
Beğendi
·
2021 48. kitabı
Kitap aslında bir akademik çalışma. Ama okuyucuyu sıkmıyor ve Birinci Dünya Savaşı, o dönemdeki Osmanlı Devletinin durumu, diğer devletlerle ilişkisi, Birinci Dünya savaşına girişi, Yavuz ve Midilli Gemilerinin neden ve hangi şartlarda Osmanlı Donanmasına dahil olduğu gibi konularda okura (bence) son derece kapsamlı ve doyurucu bilgiler vermekte. Savaş şartlarında, o zor ekonomik koşullarda tüm ödemeleri yapılmış ve teslim edilse özellikle Ege ve Akdeniz'de tüm dengeleri Osmanlı Devleti lehine değiştirebilecek olan Sultan Osman ve Reşadiye Drednotlarının, savaş bahane edilerek Osmanlı Devletine teslim edilmemesinin ve gemiyi teslim almak için İngiltere'ye giden Gemi Komutanı Rauf Orbay'ın ve gemi personelinin elleri boş memlekete dönüşlerinin acı hikayesini anlatmakta. Söz konusu yaşananları okuyunca ekonomik olarak güçlü olmayan bir devletin neler yaşayabileceğini, o dönemde ve sonrasında Yunanistan'a kaybedilen Ege Adalarını, İtalya'ya teslim (emanet) edilmek zorunda kalınan 12 Adaları ve bir donanmaya sahip olmanın ne kadar önemli olduğunu daha iyi anlıyor insan.
1000Kitap
Drednot Ateşi ve Osmanlı DevletiSerhat Güvenç · Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Basımı · 20051 okunma