Khaled Hosseini'nin okuduğum üçüncü kitabıydı. "Uçurtma Avcısı" ile "Ve Dağlar Yankılandı"dan sonra bu eseri ile de Afganistan'ın yakın tarihi, toplumu ve kültürü hakkında epey bilgilendim diyebilirim. Elbette Taliban'ın ikinci dönemi ile birlikte, bugünlerde o tarihe yeni sayfalar ekleniyor Afganistan'da. Her zaman ve her toplumda olduğu üzere en büyük acıları en kırılgan ve en savunmasız olduklarından kadınlar ve çocuklar yaşıyor.
Meryem ve Leyla'nın hikayesi özelinde Afganistan'ın yakın tarihine tanıklık etmiş tüm Afgan kadın ve çocuklarının hikayesi diyebilirim eser için. Diğer eserleri gibiydi, akıcı bir dille yazılmış, hikayesi vurucu, okuyucuyu etkileyen bir eser. Herkese tavsiye ederim.
Hikaye "Zaman Yolcusunun" bir grup bilim insanı arkadaşı ile, bilim ve özellikle zaman üzerine yaptığı bir sohbetle başlamakta. Ardından zaman yolcusunun kendi icat ettiği zaman makinesi ile gelecek bir zamana gidişi, orada yaşadıkları ve geri dönüşü, yine zaman yolcusunun ağzından bu arkadaşlarına anlatılmaktadır.
Wells'in okuduğum ilk kitabıydı. Bu zamana kadar okumamış olmam benim ayıbım elbette. Dili ve okunması kolay, anlatımı renkli. Eserin 1895'te yazılmış olması ve bu derece bir hayal gücü insanı şaşırtan ayrı bir konu. Önemli bir başyapıt bence. Herkese tavsiye ediyorum.