"Hayat ile ölümün, aşk ile intikamın, ayrılık ile kavuşmanın kesiştiği risk noktasındaydım. Aşkı yitirme ihtimali, canımdan olma ihtimalinden daha ölümcüldü."
"Dünya, uzaylıların akıl hastanesidir." Moron değilseniz, böyle bir gezegende iyi olunamayacağını bilirsiniz. Çünkü boyun eğişin ürünü olan hiçbir iyilik, ahlaki değildir. Kurallara uymak, şahsiyetsizleşmeye varır. Uygarlık disiplini denen şey, insanın olgunlaşmasını engelleyen sistemdir."
"Teknoloji aptalların kötülük yapmasını kolaylaştırmaya adanmıştır. Eğitim, iş, aile, sağlık, iletişim, politika, güvenlik, eğlence... kısacası sistemin her ana unsuru, köleliğin şablonlarına uyarlanmış durumda"
kitap okumak yalnızca bireysel bir uğraş değil. Aynı zamanda bir pozisyon almak, bir tür karşı duruş sergilemek demek. Olan bitene maruz kalan değil, olup biteni anlamaya çalışan bir zihin inşası. Çünkü okur yalnızca sözcüklerle değil, düşüncelerle, sorularla, çelişkilerle, alternatif dünyalarla buluşur. Bu karşılaşmalar kolay değildir; düşünceyi zahmetsizce servis eden video içeriklerinin ya da algoritmaların önümüze dizdiği öneri listelerinin aksine, kitaplar sabır, emek ve süreklilik ister.
Kitap, yavaşlatır. Hatta çoğu zaman rahatsız eder. Kimi zaman bizi en kırılgan yerimizden yakalar, kimi zaman da konfor alanımızdan çıkmaya zorlar. İşte bu rahatsızlık hâli, tam da bu çağın ihtiyaç duyduğu zihinsel uyanıklığın ta kendisidir.