Yalnızdım, kendi dünyama hapsolmuştum, diğerleriyle iletişim kuramıyordum; varlığımı onların varlığından ayıran, beni onların hayatı ve faaliyetleri dışında tutan camdan bir duvar vardı sanki.
İlk olarak ortaokul yıllarımda okumuştum bu eseri. O zamanlar ödev verilmişti kitapla ilgili. Tabii zorunluluk olunca hiç keyif almamıştım kitaptan. Zaten ben hep ‘zorunlu okutmalardan dolayı kitap okumayı sevmiyoruz’ kanaatindeyim.
Bu sefer kitabı okudukça öyle bir zevk aldım ki anlatamam. Dili bir tık ağır olmasına rağmen okurken hiç zorlanmadım. Hatta devrin Türkçesinde kullanılan kelimeler bile ekstra keyif verdi okurken.
Kısa hikayelerden oluşan, bazı hikayeleri düşündürücü bazıları ise güldürücü güzel bir yapıt.
Keyifli okumalar…