Merve

Merve
@mrvbss
358 okur puanı
Temmuz 2021 tarihinde katıldı
Üçüncü Vecih: Şu dâr-ı dünya, meydan-ı imtihandır ve dâr-ı hizmettir; lezzet ve ücret ve mükâfat yeri değildir. Madem dâr-ı hizmettir ve mahall-i ubudiyettir; hastalıklar ve musibetler, dinî olmamak ve sabretmek şartıyla o hizmete ve o ubudiyete çok muvafık oluyor ve kuvvet veriyor. Ve her bir saati, bir gün ibadet hükmüne getirdiğinden şekva değil, şükretmek gerektir.
*İ'lem eyyühe'l-aziz! Dünyanın lezzetleri, zevkleri ve ziynetleri; Hâlık'ımızı, Mâlik'imizi ve Mevla'mızı bilmediğimiz takdirde cennet olsa bile cehennemdir. Evet, öyle gördüm ve öyle de zevk ettim. Bilhassa şefkatin ateşini söndürecek, marifetullahtan başka bir şey var mıdır? Evet, marifetullah olduktan sonra, dünya lezzetlerine iştiha olmadığı gibi cennete bile iştiyak geri kalır.*
Ahlâk-ı İlâhiye, Allah’ın razı olduğu ahlâk, yani Kur’ân ahlâkı demektir. Bütün sıfatlarını, kabiliyetlerini ve duygularını Allah’ın razı olduğu şekilde kullanan insan, ahlâk-ı İlâhiye sahibi olur. Bunun ana maddeleri; “iman, salih amel, takva ve güzel ahlâk”tır
Ve keza bizler uzun bir seferdeyiz. Buradan kabre, kabirden haşre, haşirden ebed memleketine gitmek üzereyiz. O yollarda zulümatı dağıtacak bir nur ve bir erzak lâzımdır. Güvendiğimiz akıl ve ilimden ümid yok. Ancak Kur'an'ın güneşinden, Rahman'ın hazinesinden tedarik edilebilir.
Sayfa 212·Kitabı okudu
"Lâyemut değilsin, başıboş değilsin, bir vazifen var. Gururu bırak, seni yaratanı düşün, kabre gideceğini bil, öyle hazırlan."
Sayfa 206·Kitabı okudu