Tutunamayanlar, Oğuz Atay’ın kaleme aldığı ve Türk Edebiyatının ilk postmodern romanıdır.
Arkadaşı Selim Işık’ın intihar ettiğini öğrenen Turgut Özben’in, bu intiharın altında yatan nedenleri araştırmasını konu alan bir kitaptır. Turgut, Selim’i tanıyan insanlarla görüşür ve bir nevi onun iç dünyasına girip onu anlamaya çalışır.
Her insana farklı bir yönünü gösteren Selim, Turgut’un bu insanlarla konuşması üzerine hem Turgut’un hem de okuyucunun gözünde netlik kazanır.
Turgut; hayatın akışına uyum sağlamış, toplumda örnek gösterilebilecek birini temsil ederken Selim; düşünen ve sorgulayan insanı temsil eder. Hatta bu yüzden ‘tutunamamıştır’. O tutunamamıştır, kimse de tutmamıştır onu. Çünkü tutunanlar genelde anlamaz tutunamayanları. Tutunamayanların bu dünyadaki yeri, kimsesiz mezar taşlarına çamurla yazılan yazı gibidir. Çoğu zaman silinir gider...
Okuduktan sonra “etkisinden çıkmam zaman aldı” demenin olanaksız olduğu bir kitaptı. Çünkü etkisi herhangi bir kitap gibi soyut olmayan, yürekte derin bir yara bırakan; hatta yürekte hiç geçmeyecek bir yara bırakan bir kitaptı.
“Bir kitap okudum ve dünyam değişti.” derler ya, onu bu kitap için söylemişler..
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Bütün hayatınca konuştu. Sonunda tutunamayanlar diye bir söz çıkabildi ortaya: bir tek kelime. Çoğul bir kelime. Unutamadığı bazı insanları birleştiren bir kelime...