…zihnindeki umutsuzluk gövdesine ve kollarıyla bacaklarına da sirayet etmiş gibi, bütün benliği pişmanlık içindeydi. Umutsuzluğu her bir zerresini sömürgeleştirmiş gibi.
Atticus haklıydı. Bir keresinde kendimizi bir insanın yerine koymadan, onun yerinde olmanın nasıl bir şey olduğunu anlamaya çalışmadan, asla onu tanımayacağımızı söylemişti.
Dedem diyor ki, atalarının adlarını, kim olduklarını unutanlar, kötülük yapmaktan utanmazlarmış. Çünkü o zaman insanın nasıl biri olduğunu ne çocukları bilirmiş ne de çocuklarının çocukları.