Âşıkken kendini daha çok seviyor olabilirsin,kendini daha değerli hissediyor olabilirsin,birine sadık ve ona tamamen bağlıyken dünyanın en güzel,en eşsiz insanı olduğunu deneyim olabilirsin.Ama âşık kimliğini bir yana koyduğunda geriye değersizlik kalıyorsa işte orada bir araz vardır.

Şems’in ilk dersi budur biliyor musun?
Seni sana yabancılaştıracak,seni senden ve kim olduğundan uzak düşürecek her şeyden ama her şeyden temizlenebilme cesareti göstermeni ister.
Dokunmak başka,temas etmek başka..
Dokunmak ve dokunduğunu hissetmek zaman ister.
Temas etmekse anlıktır.
Aşkta da,arkadaşlıkta da,dostlukta da kimseye dokunmuyoruz artık.Anlık temaslarla oyalanıyor ve bunu da kâfi buluyoruz.Sonra neden yalnızlaştığımızı sorguluyoruz,neden güvenecek kimsemiz yok,neden kimse bize destek olmuyor,neden kötü gün dostumuz yok,neden başarılarımızı içtenlikle alkışlayanlarımız yok,neden sırlarımızı korkusuzca dökebildiğimiz insanlar yok.?
Çünkü biz de o aradığımız insan değiliz artık..