Bugün hâlâ pek çok yönetici, şehirlerden bir Paris yaratmaktan söz ederken Safa'nın Paris'ini kasteder. Tanpınar'ın aynı şehirden yola çıkarak çizdiği, sokaklarında gençlerin öpüştüğü, mültecilerin ve göçmenlerin kol gezdiği, her türlü şivenin ve aksanın duyulduğu, yoklukla şaşaanın iç içe geçtiği kent tablosu ise çoğunun korkulu rüyasıdır.
Sayfa 18 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Yıkılana kadar Beyazıt Havuzu, bulvarların Paris'teki rolünü üstlenir: Mahremiyetin kamusal alanda sürebileceği "ilk sahneler"in ev sahibidir; insanların çevrelerinde akıp giden şehir yaşantısının girdabına kapılarak baş başa olabileceği, modern kentin fiziken küçük ama doğurgan elemanıdır.
Sayfa 13 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
...göründüğü gibi bir şeyin olacağı varsa zaten olacaktır, kaderle asla armut tartışmasına girme, çünkü kader bütün olgun armutları yiyip hamları senin eline verir. Genelde böyle denir ve genelde böyle dendiği için de bu hükmü pek direnmeden kabul ederiz, oysa hür insanlar olarak görevimiz, ham armudun sınavlar veya kitap değil de film olduğuna kim bilir hangi kötücül niyetlerle karar veren despot kaderimize hararetle karşı gelmektir.