göğün altına sığmayan, sokaklara, masalara, yastıklara sığmayan şeyleri, sonrası düşünülmemiş adımları, hiçbir yere gitmeyen, gidemeyince kendine dolanan adımları insan ölü bir anneye bile anlatamıyormuş, gördün.
güneşten yongalar saçan tutkun, mezarlıkta kendini yiyen bir eğeye dönüştü. yine de ondan nefret etmedin.